Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, S.Arabistan Kralı Abdullah onuruna Çankaya'da yemek verdi. Davete TBMM Başkanı Toptan ve Genelkurmay Başkanı Büyükanıt da katıldı.
10 Kasım 2007 00:08
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ankara'yı ziyaret eden Arabistan Kralı Abdullah Bin Abdülaziz El-Suud onuruna Çankaya Köşkünde akşam yemeği verdi. Baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından verilen yemeğe, TBMM Başkanı Köksal Toptan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Devlet Bakanları Mehmet Aydın ve Mehmet Şimşek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Devlet Bakanı Said Yazıcıoğlu, Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu ve diğer davetliler katıldı.
CUMHURBAŞKANI GÜL'ÜN KONUŞMASI
Yemekte konuşan Cumhurbaşkanı Gül, terörden çok çekmiş bir ülke olan Türkiye'nin, halen teröre kurban verdiğine, Suudi Arabistan'ın da terör saldırılarına maruz kalan ülkelerden biri olduğuna işaret ederek, bu tehditlere karşı koymak için uluslararası dayanışma ve işbirliğinin şart olduğunu vurguladı.
Gül, bölgede etnik ve mezhepsel farklılıklara dayalı bir ihtilaf ortamının gelişmemesine önem verdiklerini kaydetti. Kral Abdullah ve heyetini, 2006 yılında Türkiye'ye düzenledikleri resmi ziyaretten sonra bir kez daha ağırlamaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Gül, Türkiye ve Suudi Arabistan arasında özellikle son yıllarda ivme kazanan köklü ve tarihi ilişkilerin her alanda daha da ileri götürülmesine ve çeşitlendirilmesine önem verdiklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Gül, Suudi Arabistan'ın, Kral Abdullah'ın "dirayetli" önderliğinde bölgede ve uluslararası alanda anahtar konumuna sahip bir ülke olduğunu belirtti. "Engin deneyimi ve birikimiyle, 'İki Kutsal Caminin Koruyucusu' Kral Abdullah'a, özellikle Orta Doğu'da barış ve istikrar sağlanması ve Arap Barış Planı'nın oluşturulması yönünde gösterdiği çabalar ve liderliği için takdir duygularımı ifade ediyorum" diye konuşan Cumhurbaşkanı Gül, bölgede sorunların çeşitlendiğini ve birbiriyle irtibatlı hale geldiğini kaydetti.
Gül, Filistin meselesinin acil çözüm beklediğini belirterek, "Filistinli kardeşlerimizin, iki devletli çözüm temelinde vazgeçilmez haklarına en yakın zamanda kavuşmaları gerekmektedir" dedi. Irak'taki gelişmeler ve "kardeş" Irak halkının acılarının kendilerini de derinden etkilemekte olduğunu ifade eden Gül, bu ülkenin istikrara kavuşması için ellerinden gelen katkıda bulunmaya devam etmeye kararlı olduklarını kaydetti. Gül, Lübnan'da da siyasi krizin yaşanmakta olduğuna işaret ederek, Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinin ülkede istikrar ortamına katkı sağlayacak bir şekilde sonuçlanmasını temenni ettiklerini söyledi.
TERÖRİZM VE KİTLE İMHA SİLAHLARININ YAYILMASI TEHDİDİ, ORTAK KAYGI YARATMAKTA"
Cumhurbaşkanı Gül, sözlerine şöyle devam etti: "Bölgemizde etnik ve mezhepsel farklılıklara dayalı bir ihtilaf ortamının gelişmemesine önem veriyoruz. Terörizm ve kitle imha silahlarının yayılması tehdidi de ülkelerimiz için ortak kaygı yaratmaktadır. Geçen yüzyılın ve çağımızın vebası olan terörizm, ülkelerimizi ve halklarımızı hedef almaya devam etmektedir. Terörden çok çekmiş bir ülke olan Türkiye, halen teröre kurban vermektedir.
Suudi Arabistan'ın da terör saldırılarına maruz kalan ülkelerden biri olduğunu biliyoruz. Bu tehditlere karşı koymak için uluslararası dayanışma ve işbirliği şarttır. Bölgedeki istikrarsızlık, şiddet ve ihtilaf ortamı, halklarımıza sadece acı ve üzüntü getirmektedir. İhtilafların sağduyu ve uzlaşı yoluyla çözümlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Türkiye olarak bu doğrultuda gayretlerimizi sürdürüyoruz. Bölgedeki tüm ülkelerin de aynı şekilde hareket etmelerini temenni ediyoruz. Türk dış politikası, başta komşuları olmak üzere, bütün ülkelerle barış içinde birlikte yaşama ilkesi temelinde yürütülmektedir. Bölgede barış ve istikrarın hâkim kılınması, enerjimizin, halklarımızın refah düzeylerinin ve yaşam seviyelerinin daha da yükseltilmesi için kullanılması gerektiğine inanıyoruz. Bu amaç doğrultusunda, içinde bulunduğumuz bu hassas ortamda, bölgenin önde gelen iki ülkesi olan Türkiye ile Suudi Arabistan'ın işbirliği içinde hareket etmeleri daha da önem kazanmaktadır"
"İLİŞKİLERİN ULAŞTIĞI DÜZEY MEMNUNİYET VERİCİ"
Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin ulaştığı düzeyin memnuniyet verici olduğunu da belirterek, ticaret hacminin 4 milyar dolar seviyesine yaklaştığını, her yıl binlerce Türk vatandaşının Suudi Arabistan'a hac ve umre ziyaretinde bulunduğunu anlattı. Özel sektörün başta yatırım, inşaat, enerji, sağlık ve turizm olmak üzere birçok alanda karşılıklı somut ve sonuca yönelik çalışmalar sergilediğini kaydeden Gül, ayrıca Suudi Arabistan'da yaklaşık 100 bine yakın Türk vatandaşının yaşadığını ve çalıştığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Gül, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bugün yaptığımız görüşmelerde, ikili ilişkilerimiz ile iki ülkeyi ilgilendiren bölgesel ve uluslararası gelişmeleri, ilişkilerimize egemen olan karşılıklı güven ve içtenlikle ele aldık. İlişkilerimizin, ülkelerimizin ve halklarımızın ortak yararı doğrultusunda her alanda daha da geliştirilmesi ve derinleştirilmesi yönündeki kararlılığımızı bir kez daha yineledik. Bu duygu ve düşüncelerle Aziz Kardeşim Kral Abdullah'ı ve konuk heyetin seçkin üyelerini ülkemizde ağırlamaktan duyduğumuz mutluluğu bir kere daha yineliyor, hoşgeldiniz diyorum."
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ankara'yı ziyaret eden Arabistan Kralı Abdullah Bin Abdülaziz El-Suud onuruna Çankaya Köşkünde akşam yemeği verdi. Yemekte konuşan Suudi Arabistan Kralı Abdullah, Türkiye ile Suudi Arabistan'ın, birçok bölgesel ve uluslararası meseleye yönelik olarak ortak tutum içinde olmalarından övgüyle bahsetti.
Kral Abdullah, Ankara'ya düzenlediği bu ziyaretinin, iki "kardeş" ülke arasında işbirliği sürecine katkıda bulunmasını dilediğini ifade etti. "Kardeş Türk halkının güvenine mazhar olduğunuzdan dolayı sizleri tebrik ederken, Zatı Alinizin Cumhurbaşkanlığı döneminizin kardeş Türk halkına güven, refah ve kalkınma getirmesini dilerim" diyen Kral Abdullah, iki ülke arasında giderek artan karşılıklı yatırımları ve ticaret hacmini büyük bir memnuniyetle izlediğini belirtti.
Kral Abdullah, "Şüphesiz ki, (Allah'ın izniyle) gelecek bize tüm siyasi, ekonomik, kültürel ve güvenlik alanlarda daha güçlü ilişkiler getirecektir" diye konuştu. Suudi Arabistan Kralı Abdullah, sözlerini şöyle sürdürdü: "Birçok bölgesel ve uluslararası meseleye karşı, bizim tutumlarımızla örtüşen olumlu tutumlarınızı övmeme lütfen müsaade ediniz. Özellikle de Arap-İsrail anlaşmazlığı karşısındaki tutumunuz ve son olarak 'Filistin problemi, Orta Doğu'nun bütün problemlerinin temel sebebidir ve bu problem çözülmedikçe acılar son bulmayacaktır' demecinizle son noktayı koydunuz." Uluslararası meşruiyet zemininde adil ve kapsamlı bir barışın sağlanması için Arap ülkelerinin sunduğu barış girişimini tarihi bir fırsat olarak değerlendirdiklerini ifade eden Kral Abdullah, "Bu arzulanan asıl hedefe sizinle el ele ulaşmayı umuyoruz" dedi.
Kral Abdullah, Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı, Suudi Arabistan'da ağırlamaktan mutlu olacağını da sözlerine ekledi. Çankaya Köşkü'ndeki yemeğin menüsünde, yuvalama çorbası, zeytinyağlı dolma çeşitleri, içli köfte ve börek çeşitleri, et ve balık ızgara, Akdeniz salatası, karışık Türk tatlıları, Türk kahvesi ve çifte kavrulmuş lokum yer aldı. Öte yandan, konuşmaların ardından Kral Abdullah, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e, Kral Abdülaziz Birinci Derece Madalyası, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a da Kral Abdülaziz Nişanı verdi. Cumhurbaşkanı Gül de Kral Abdullah'a Devlet Şeref Madalyası sundu.
ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMASI İMZALANDI
Bu arada, yemeğe geçilmeden önce iki ülke hükümetleri arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması imzalandı. Anlaşmayı Türkiye adına Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Suudi Arabistan adına da Suudi Arabistan Maliye Bakanı İbrahim El Assaf imzaladı.
Anlaşmanın imzalanmasının ardından Cumhurbaşkanı Gül, Suudi Arabistan Kralı Abdullah, Dışişleri Bakanı Babacan ve Suudi Arabistan Maliye Bakanı Assaf, birlikte basına poz verdiler.
Anlaşmayla, iki ülke arasında gelişen ekonomik ve ticari ilişkilerin yaratmış olduğu çifte vergilendirme sorunlarının ortadan kaldırılması ve her iki ülke yatırımcıları açısından Türkiye ve Suudi Arabistan'ın daha cazip hale getirilmesi amaçlanıyor. İki ülke parlamentosu tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe girecek olan anlaşma ile aynı gelirin iki ülkede birden vergilendirilmesinin önlenmesi suretiyle, çifte vergilendirmenin sermaye, teknoloji ve iş gücü transferi üzerinde yarattığı daraltıcı etkilerin ve sorunların ortadan kaldırılması hedefleniyor. Anlaşma ile genel olarak vergilendirme hakkının, geliri elde eden kişinin yerleşik olduğu ülkeye verilmekte olduğu, gelirin elde edildiği ülkenin vergilendirme hakkı kar payının, faiz ve gayrımaddi hak bedellerine belli oranlarda sınırlandırılmakta olduğu belirtiliyor.
Türkiye'nin bugüne kadar sonuçlandırdığı çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının sayısının 72'ye ulaştığı, bunlardan 66'sının yürürlüğe girdiği de kaydediliyor.
AA
Bu haber 3,724 defa okundu.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder