20 Aralık 2008 Cumartesi

İşte Recep İvedik 2'nin FRAGMANI

İşte Recep İvedik 2'nin FRAGMANI


Tüm zamanların en çok izlenen Türk filmi unvanını taşıyan ''Recep İvedik''in ikinci filminin çekimleri tamamlandı ve ilk faragmanı da yayınlandı. İşte Recep İvedik 220

Alınan bilgiye göre, bu yıl gösterime girenler arasında en yüksek izleyici rekorunu 31 hafta gösterimde kalarak toplam 4 milyon 301 bin 641 izleyici ile elde eden ''Recep İvedik'' adlı yapımın ikinci filminin çekimleri İstanbul'da gerçekleştirildi.

Senaryosunu Şahan Gökbakar, Serkan Altuniğne ve Togan Gökbakar'ın yazdığı, yapımcılığını Faruk Aksoy'un üstlendiği filmi, Togan Gökbakar yönetti.

Recep İvedik'in tek akrabası babaannesi ile yaşadıklarını anlatan filmde, başrol oyuncusu Şahan Gökbakar'ın (Recep İvedik) babaannesi rolünü, Gülsen Özbakan canlandıracak. Film, 13 Şubatta vizyona girecek.

Tüm zamanların en çok izlenen Türk filmi unvanını da taşıyan ''Recep İvedik-1''i sırasıyla 4 milyon 256 bin 566 izleyici ile 2005 yapımı ''Kurtlar Vadisi: Irak'' ve 4 milyon bin 711 izleyici ile 2003 yapımı ''G.O.R.A'' takip ediyor.



İşte Recep İvedik 2 / FRAGMAN

Tüm zamanların en çok izlenen Türk filmi unvanını taşıyan ''Recep İvedik''in ikinci filminin çekimleri tamamlandı ve ilk faragmanı da yayınlandı. İşte Recep İvedik 2


Alınan bilgiye göre, bu yıl gösterime girenler arasında en yüksek izleyici rekorunu 31 hafta gösterimde kalarak toplam 4 milyon 301 bin 641 izleyici ile elde eden ''Recep İvedik'' adlı yapımın ikinci filminin çekimleri İstanbul'da gerçekleştirildi.
Senaryosunu Şahan Gökbakar, Serkan Altuniğne ve Togan Gökbakar'ın yazdığı, yapımcılığını Faruk Aksoy'un üstlendiği filmi, Togan Gökbakar yönetti.
Recep İvedik'in tek akrabası babaannesi ile yaşadıklarını anlatan filmde, başrol oyuncusu Şahan Gökbakar'ın (Recep İvedik) babaannesi rolünü, Gülsen Özbakan canlandıracak. Film, 13 Şubatta vizyona girecek.
Tüm zamanların en çok izlenen Türk filmi unvanını da taşıyan ''Recep İvedik-1''i sırasıyla 4 milyon 256 bin 566 izleyici ile 2005 yapımı ''Kurtlar Vadisi: Irak'' ve 4 milyon bin 711 izleyici ile 2003 yapımı ''G.O.R.A'' takip ediyor

Google bizi gözetlemesin diyen ülke

Bir ülkenin vatandaşları, Google Maps'in yerel kameralarla canlı görüntü sağlayan Street View özelliği sebebiyle ayaklandı. Google'ı hangi ülke zora sokacak?

Google'ın dünyayı uydudan dikizleme yazılımı Google Earth, belirli noktalarda kameralar aracılığıyla Street View özelliğini sunuyor. Street View ile uydudan geçmiş zamana ait görüntüler yerine anlık veya çok yakın zamanda kaydedilmiş görüntüler mevcut. Japonya'da oluşturulan bir hareket ise Google'ın Street View özelliğini kişisel mahremiyete zarar verdiği için kaldırılmasını istiyor.
Hukukçular, öğrenciler, akademisyenler ve gazetecileri bir araya toplayan hareket, Google Street View'in vatandaşların anayasal mahremiyet haklarını ihlal ettiğini belirtiyor. Önümüzdeki günlerde Japonya'da Google'ın başına bazı sorunlar açılacağını söyleyebiliriz.
:: Google bizi de gözetlemeye başlayacak mı? Berkin Bozdoğan - http://shiftdelete.net/japonya-google-earth-street-view-istemiyor-7517.htmlet

Antalya'nın Kemer ilçesinde, teröristlere ait plastik patlayıcı, Law silahı, keskin nişancı ve piyade tüfekleri ele geçirildiği bildirildi. İşte ele g

İçişleri Bakanlığı, yayınladığı kararname ile 5 ilin emniyet müdürü merkeze alınırken, 13 ile ise yeni emniyet müdürü atandı. İşte emniyet müdrü değişen iller...

Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan İçişleri Bakanlığı'na ait atama kararnamesine göre, Aydın Emniyet Müdürü Yılmaz Orhan, Hakkari Emniyet Müdürü Cavit Çevik, Kilis Emniyet Müdürü Süleyman Nuri Özhan, Şanlıurfa Emniyet Müdürü Kutlay Çelik, Şırnak Emniyet Müdürü Salih Gökalp başka göreve atanmak üzere merkeze alındı.

13 ile ise yeni emniyet müdürü atandı. Yeni emniyet müdürlerinin isimleri şöyle:

"Afyonkarahisar Emniyet Müdürlüğü'ne, Trafik Eğitim ve Araştırma Daire Başkanı Ali Bilkay;
Ağrı Emniyet Müdürlüğü'ne Polis Başmüfettişi Naci Kuru;
Aksaray Emniyet Müdürlüğü'ne Polis Başmüfettişi Halis Böğürücü;
Aydın Emniyet Müdürlüğü'ne, Erzurum Emniyet Müdürü Mehmet Kamil Çolak;
Hatay Emniyet Müdürlüğü'ne Polis Başmüfettişi Sezai Kalyoncu;
Erzurum Emniyet Müdürlüğü'ne, Iğdır Emniyet Müdürü Yusuf Çalkavur;
Hakkari Emniyet Müdürlüğü'ne Polis Başmüfettişi Metin Seyfi Sazak;
Iğdır Emniyet Müdürlüğü'ne Polis Başmüfettişi Mustafa Aydın;
Kilis Emniyet Müdürlüğü'ne Polis Başmüfettişi Kadir Esir;
Konya Emniyet Müdürlüğü'ne Kocaeli Emniyet Müdürü Hüseyin Namal;
Kocaeli Emniyet Müdürlüğü'ne Hatay Emniyet Müdürü Osman Çapalı;
Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü'ne Ağrı Emniyet Müdürü Sabri Durmuşlar;
Şırnak Emniyet Müdürlüğü'ne Polis Başmüfettişi Mehmet Avcı."

Cihan

Antalya'da PKK cephaneliği ele geçirildi

Antalya'nın Kemer ilçesinde, teröristlere ait plastik patlayıcı, Law silahı, keskin nişancı ve piyade tüfekleri ele geçirildiği bildirildi. İşte ele geçirilen silahlar:


Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinde yer alan terörle mücadeleye ilişkin duyuruya göre, Antalya'nın Kemer ilçesi Ovacık köyü bölgesinde dün, terör örgütü mensuplarına ait 1,1 kilogram C-4 plastik patlayıcı, 1 adet Law silahı, 1 adet Kannas keskin nişancı tüfeği, 2 adet Kaleşnikof piyade tüfeği, 471 adet muhtelif fişek, 14 adet fünye ve 3,5 metre saniyeli fitil bulundu.

Güvenlik güçleri, Diyarbakır'ın Lice ilçesi Serince köyü bölgesinde, 2 kilogram C-4 plastik patlayıcı, 25 kilogram amonyum nitrat, 2 kilogram kubar esrar, muhtelif gıda ile yaşam ve tıbbi malzeme, Lice ilçesinin dağlık arazi kesiminde de, 2 ayrı noktada, teröristlere ait 2 adet el bombası, 122 adet mermi ele geçirdi.

Şırnak'ın Merkez ilçesi Kumçatı bölgesinde de, 2 ayrı noktada, teröristlere ulaştırılmak üzere işbirlikçiler tarafından toprağa gizlenmiş toplam 238 kilogram muhtelif gıda maddesi bulundu.




AA

Mezardan tümülüs çıktı, kazı coştu!

Kırıkkale'de arkeologlar tarafından yapılan kazılarda Roma dönemine ait yaklaşık 2000 yıllık bir tümülüs bulununuca belde halkı mezarın başına toplandı. Kazı devam ediyor

Kırıkkale'nin Aşağı Mahmutlar beldesinde Anadolu Medeniyetler Müzesi arkeologları tarafından yapılan kazılarda Roma dönemine ait yaklaşık 2000 yıllık bir tümülüs bulundu.

Mezarın ortaya çıkmasının ardından belde halkı, buradan ne çıkacağını görmek için saatlerce mezar başında bekliyor. Şu ana kadar çıkarılan eserler arasında kırık testi parçaları bulunuyor. Jandarma mezar çevresinde geniş güvenlik önlemleri aldı.

Anadolu Medeniyetler Müzesi tarafından gerçekleştirilen kazı çalışmalarını 2 arkeolog eşliğinde 10 kişilik ekip yürütüyor. 15 Aralık'tan bu yana bölgede çalışmalarını sürdüren ekip, M.Ö. 2 veya 3. yüzyıla ait olduğu tahmin edilen Roma dönemine ait bir Tümülüs buldu. Tümülüs'ün bir mezar ya da mezarlık içeren, toprak yığılarak oluşturulmuş bir tepecik olduğunu belirten Anadolu Medeniyetler Müzesi, Arkeoloğu ve kazı sorumlusu Mustafa Metin, bölgenin 2007 yılında sit alanı ilan edildiğini kaydetti.

Anadolu medeniyetler müzesi olarak bir kurtarma operasyonu başlattıklarını kaydeden Arkeolog Mustafa Metin, "15 Aralık'ta başlayan çalışmalar yılbaşına kadar devam edecek. Yapılan kazı çalışmaları esnasında buranın tahrip olduğunu gördük. Tahrip olan alanı ve çevresini koruma altına aldık. Burada ne olduğunu anlayabilmek amacıyla sondajlar yaparak kazı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Elde ettiğimiz ilk verilere göre buranın yaklaşık 2000 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu gördük. Milattan önce 2 veya 3. yüzyılda Roma dönemine ait olduğunu sanıyoruz." dedi.

Kaya mezarı türünde bir mezarın varlığını gördüklerini ancak şu ana kadar birkaç seramik parçası elde edebildiklerini anlatan Metin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Benimle birlikte burada Anadolu Medeniyetler Müzesi arkeoloğu Tülay Erdoğan ve 10 kişilik bir ekip görev alıyor. Çok kaliteli eserler bulunmadı. Ancak bunlar araştırma amacıyla Anadolu medeniyetler müzesine götürülecek. Burası 2007 yılından bu yana sit alanı. Konuyu rapor edip, kurula göndereceğiz. Ankara Tabiat ve Kültür Varlıkları Koruma Kurulu konu hakkındaki kesin kararı verecek.

Yapılan çalışmalar sonrası yaşadıkları kasamanın 2000 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu öğrenen halk da kazı faaliyetlerini yakından izledi. Kazı ekibinin çalışmalarını ilgi ile izleyen Kadir Toykan, kazı çalışmalarından neler çıkacağını merakla beklediklerini söyledi.

Cihan

17 Nisan 2008 Perşembe

Türk-İş'in 1 Mayıs menuniyeti



Türk-İş Yönetim Kurulu, 1 Mayıs'a yönelik verdikleri yasa teklifleri konusunda, ''Parlamentomuzun, özlenen irade birliğini 1 Mayıs'ın tatil ve bayram ilan edilmesinde sergileyecek olması memnunluk kaynağıdır'' değerlendirmesinde bulundu.
17 Nisan 2008 14:






Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, Türk-İş'in yıllardan beri 1 Mayıs'ın tatil ilan edilmesi ve emeğin bayramı olarak kutlanması konusundaki talebini her platformda dile getirdiği ifade edildi. Türk-İş'in bu konudaki girişimlerini AK Parti iktidarı döneminde de sürdürdüğü, son dönemde de bu talebin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'e iletildiği bildirilen açıklamada şunlar kaydedildi: ''Gelinen noktada, iktidar ve muhalefet partileri tarafından verilen benzer içerikteki yasa teklifleri Türk-İş topluluğu tarafından memnunlukla karşılanmıştır. Parlamentomuzun, özlenen irade birliğini 1 Mayıs'ın tatil ve bayram ilan edilmesinde sergileyecek olması bizce ayrıca bir memnunluk kaynağıdır. Dileğimiz ve beklentimiz, ilgili yasa teklifinin 1 Mayıs 2008 tarihine kadar TBMM komisyonlarında görüşülüp, TBMM Genel Kurul gündemine alınarak yasalaştırılmasıdır. Türk işçisi, bu yıl 1 Mayıs'ı tüm korkulardan uzak, birlik ve dayanışma içinde, özgürce taleplerini dile getirdiği bir gün olarak Taksim'de kutlamak istemektedir.''
AA
Bu haber 1,326 defa okundu.

Çimento torbası idam edildi!



Demokratik Sol Parti ilçe ve belde başkanlıklarının öncülüğünde başlatılan 'kurulacak çimento fabrikalarına tepki' hareketi, bir çimento torbasını darağacında idam ederek, tepkisini dile getirdi.
17 Nisan 2008 16:



Gönen'e kurulması düşünülen 3 çimento fabrikasına tepkiler giderek büyüyor. Demokratik Sol Parti ilçe ve belde başkanlıklarının öncülüğünde başlatılan tepki hareketinde bu defada bir çimento torbası temsili bir idamla cezalandırıldı. Gönen'e kurulacak 3 çimento fabrikasıyla ilgili ilçenin tepkisiyle ünlü siyasi partisi DSP boş durmuyor. İlçe Başkanı Ayla Umay ile Sarıköy Belde Başkanı Sebahattin Ünal kapı kapı dolaşıp halkı ev ve işyerlerinde bilinçlendiriyor. Her iki başkan ve köylülerden oluşan heyet Sarıköy Belediye Başkanı Ahmet Ruhi Çetinkal'ı makamında ziyaret ederek kurulacak çimento fabrikalarıyla ilgili görüş almak istediler. Başkan Çetinkal kendisini ziyarete gelen heyeti makamında kabul etti. Umay ve Ünal'ın "Bölgemize kurulacak çimento fabrikaları ile ilgili siz ne düşünüyorsunuz?" sorusuna başkan Çetinkal "Biz bu konuda Donkişot olamayız. Bu benim olduğu kadar yerel idareyi temsil eden herkesin ortak görüşüdür" diye cevap verdi DSP'li çevreci başkanlar Çetinkal'la yaptıkları sohbetin ardından belediyeden ayrıldılar. TABUT'TAN SONRA İDAM GÖSTERİSİ Geçtiğimiz günlerde Dereköy'de gerçekleştirdikleri tabut eylemiyle Gönen'in yarınlardaki yok oluşunu tiyatral bir etkinlikle canlandıran DSP'nin marjinal ekibi bu defada çimento fabrikalarını temsili olarak darağacında idam ettiler. Sarıköy'de yapılan eylemde çimento torbasına geçirdikleri iple infazı gerçekleştiren Umay ve Ünal infaz öncesi ve sonrası yaptıkları açıklamalarda Gönen'i menfaat gruplarına yem etmeyeceklerini söylediler. İdam sahnesinin canlandırıldığı Sarıköy'de infaz öncesi halkla bir araya gelen DSP'liler kurulacak çimento fabrikalarına karşı herkesi duyarlı olmaya çağırdılar. Belde Başkanı Sebahattin Ünal, "Kirli ellerinizi üzerimizden çekiniz" diyerek başladığı sözlerini şöyle sürdürdü, "Güney Marmara'da büyük bir öneme haiz Gönen'in içinde bulunduğu bu duruma kayıtsız kalmamız mümkün değil. Kurulacak 3 çimento fabrikasıyla Sarıköy ve Gönen ovaları yakın zamanda bitecek, cennet ilçemiz ve beldemiz bu fabrikalar yüzünden cehenneme dönüşecektir. Fabrikaların faaliyete geçmesiyle bitki örtüsü yok olacak Gönen ve Sarıköy'de tarım yapılan alanlar kullanılmaz hale gelecektir." dedi DSP Gönen İlçe Başkanı Ayla Umay çimento torbasının temsili olarak asılmasından önce yaptığı konuşmasında şunları söyledi, "Suçluyu yakaladık. Ve onu idamla cezalandırıyoruz. Bugün darağacında ipe çekeceğimiz bu suçlu Gönen'imizde çoluğumuzun çocuğumuzun hayatıyla oynamak istedi. Dolayasıyla şu gördüğünüz sanığın işlemek istediği suç bir insanlık suçu olduğundan ona verilecek ceza da idam olmalıydı!" şeklinde konuştu. İlçe ve belde başkanlarının öncülüğünde gerçekleşen idamın infazı çimento torbasının ipe bağlanmasıyla başladı. Konuşmaların ardından darağacına çekilen çimento torbası infazın gerçekleştirildiği sırada Fethi Binat adlı çiftçinin başına düştü. Ciddi bir yaralanmanın meydana gelmediği gösteri sonrası Umay, Ünal ve beraberindekiler Sarıköy'den ayrıldı.
Bu haber 2,182 defa okundu.

F-16'lar Küpeli Dağı'nı bombaladı



Şırnak'ın Küpeli dağında terör örgütüne yönelik operasyonlar hava destekli olarak devam ediyor. Diyarbakır bomba yüklü havalana F-16 savaş uçakları teröristlerin bulunduğu bölgeleri uzun menzili füzeler ile bombaladı.
17 Nisan 2008 16:44

Şırnak'ın Küpeli Dağı'nda PKK'lı teröristler ile girilen çatışmada 1 askerin şehit olması 13 askerin yaralanmasının ardında bölgede askeri operasyonlar hızlanırken, Diyarbakır 2. Taktik Hava Kuvvetleri Komutanlığı 8. Ana Jet Üsünde olağanüstü hareketlik yaşandı. Askeri havalanında uzun menzili füzeler ile peş peşe kalkan F-16 savaş uçakları operasyonların yoğunlaştığı Şırnak'ın Küpeli, Cudi ve Gabar dağına doğru harekete geçti. Uçaklar verilen koordinatlar doğrultusunda teröristlerin kaçtığı sığınakları havadan imha etti. Savaşan şahinler görevlerini başarıyla tamamladıktan sonra üslerine geri döndü. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)nın PKK terör örgütüne yönelik sınır içi ve sınır ötesinde yaptığı harekatlarda görev yapan Türk savaş uçakları hangarlarında çıkarak pist başında gelecek görev emri bekliyor.
İHA
Bu haber 661 defa okundu

F-16'lar Küpeli Dağı'nı bombaladı

Şırnak'ın Küpeli dağında terör örgütüne yönelik operasyonlar hava destekli olarak devam ediyor. Diyarbakır bomba yüklü havalana F-16 savaş uçakları teröristlerin bulunduğu bölgeleri uzun menzili füzeler ile bombaladı.

Erdoğan, Abant'ta görüntülendi



Abant Köşkü'nün yakınlarında pusuya yatan(!) gazeteciler, 30 saattir izini kaybettikleri Başbakan Erdoğan'ı bugün saat 11.15 sıralarında görüntülemeyi başardı. İşte o an:
17 Nisan 2008 15:27



Dünden beri nerede olduğu tartışılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Bolu Abant Tabiat Parkı'ndaki Abant Köşkü'nde görüldüğü belirtildi. Ailesiyle birlikte tatil yaptığı kaydedilen Erdoğan'ın bir ara kucağında torunu ile köşkten çıktığı, makam aracına binip ileri-geri yaptıktan sonra yeniden içeri girdiği kaydedildi. Başbakan'ın dün Ankara'dan ayrıldıktan sonra nereye gittiği açıklanmamıştı. Önce Eskişehir'deki kaplıcalara gittiği söylenen Erdoğan'ın, daha sonra Ankara'daki evinde dinlendiği iddiası ortaya atılmıştı. Son olarak ise, Başbakan'ın Abant'ta olduğu gündeme geldi. Dünden itibaren Abant Palace Otel'e ait Abant Köşkü'nün yakınlarında bekleyen gazeteciler, bugün saat 11.15 sıralarında Başbakan Erdoğan'ı kucağında torunu ile birlikte dışarı çıkarken görüntüledi.
Başbakan Erdoğan'ın yanında gelini veya kızı da yer aldı. Başbakan Erdoğan kucağındaki torunu ile birlikte köşkün bahçesindeki 81 sivil plakalı siyah Mercedes marka makam otomobiline binerek direksiyona geçti. Kızı veya gelini de yan koltuğa oturdu. Başbakan Erdoğan bahçede otomobili ile ileri geri gitti. Bu sırada torunu otomobilin kornasına bastı.
BAŞBAKAN'IN KORUMALARI BAHÇIVAN KILIĞINA GİRDİ
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kaldığı Abant Köşkü çevresinde güvenlik önlemleri en üst seviyede. Bahçivan kılığına giren Başbakan'ın korumaları bahçe temizledi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kaldığı Abant Köşkü çevresinde güvenlik önlemleri en üst seviyede. Erdoğan'ın ailesiyle birlikte kaldığı köşkte görev yapan korumalar, bahçıvan kılığına girdi. Bahçıvan giysileri giyen korumalar, ellerinde tırmıklarla bahçe temizliği yaptı. Ayrıca köşkün arka kısmında bulunan ormanlık alanda da çok sayıda korumanın görev yaptığı gözlendi. Köşkün yakınındaki Abant Palace otelinin aracı ise sürekli Erdoğan ve ailesine yemek taşıdı. Bu arada Başbakanın makam aracı Abant Palace otelinin garajında dururken, otelin arka kısmında ise tam teşekküllü bir ambulansın beklediği görüldü.
Başbakan Erdoğan daha sonra yeniden kucağına torununu alarak köşke gitti. Abant Köşkü'nün cuma gününe kadar Erdoğan ailesi için ayrıldığı, köşkte 8 kişinin kaldığı öğrenildi.
HABER 7-İHA-CNN Türk
Bu haber 29,962 defa okundu.

16 Nisan 2008 Çarşamba

Kuzey Irak'a yeni hava harekatı



Genelkurmay, Avasin-Basyan Bölgesinde bir terörist grubun K. Irak'a yeni bir hava harekatı düzenleyen Türk jetleri tarafından vurulduğunu açıkladı. Son dakika bilgisi şöyle:
16 Nisan 2008 10:55


Genelkurmay Başkanlığı Avasin-basyan Bölgesinde bir terörist grubun Türk jetleri tarafından vurulduğunu açıkladı.Irak'ın kuzeyinde Avaşin - Basyan bölgesinde eylem yapmak maksadıyla Türkiye'ye sızmaya çalışan silahlı bir grup PKK/KONGRA-GEL terör örgütü mensubu tespit edilmiş, terörist grup 15 Nisan 2008 tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait uçaklar tarafından ateş altına alınarak etkisiz hale getirilmiştir.
Aynı gün (15 Nisan 2008), Şırnak ili Küpeli Dağı ve Diyarbakır ili Silvan ilçesi dağlık kesiminde teröristlerle girilen iki ayrı çatışmada 1 terörist etkisiz hale getirilmiş, malzemelerini bırakarak kaçan içlerinde yaralıların da bulunduğu teröristlerin yakalanmasına yönelik operasyonlara devam edilmektedir.
Bu çatışmalarda aşağıda açıklanan miktarlarda silah, teçhizat ve patlayıcı yapımında kullanılan malzeme ile çok miktarda gıda, yaşam ve sağlık malzemesi ele geçirilmiştir.
Ele Geçirilen Silah, Teçhizat ve Bomba Yapımında Kullanılan Malzemeler:
1. Kaleşnikof piyade tüfeği
3 Adet
2. Kaleşnikof piyade tüfeği şarjorü
23 Adet
3. Kaleşnikof piyade tüfeği fişeği
547 Adet
4. El bombası
10 Adet
5. Tabanca
1 Adet
6. Tabanca fişeği (9 mm)
25 Adet
7. Gece görüş dürbünü
1 Adet
8. El dürbünü
2 Adet
9. Yaesu marka araç telsizi
1 Adet
10. Cobra Micro Talk marka el telsizi
8 Adet
11. Telsiz veya telefonda tuzaklama yapmak için kullanılan elektronik entegre düzeneği
4 Adet
12. Yaesu marka el telsizi
1 Adet
13. Elektrikli fünye
14 Adet
14. Amonyum nitrat
30 Kg.
15. C-4 patlayıcı madde
1 Kg.
16. Muhtelif tüp
6 Adet
17. Motosiklet aküsü
1 Adet
18. Fotoğraf makinesi
1 Adet
19. Elektrik kablosu
30 metre
20. Akım ölçer
1 Adet
21. Muhtelif pil
32 Adet
Kamuoyuna saygı ile duyurulur

Adana'da tam bir sağlık skandalı


Tüpgaz satışı yapan işyerinde çıkan yangında vücutlarında 3. derece yanıklar oluşan biri çocuk 2 yaralı, kaldırıldığı özel tıp merkezinde yaklaşık bir saat böyle bekletildi.. Niye mi?...

Adana'da tüpgaz satışı yapan işyerinde patlamadan sonra çıkan yangında yaralanan 1'i çocuk 2 kişi, tedavi amacıyla getirildikleri özel bir sağlık kuruluşunda masrafları ödenmediği için yaklaşık 40 dakika sevk edilmedi. Bu arada, vücudunda yanıklar oluşan 8 yaşındaki İbrahim Yıldırım, gözetim altında tutulduğu odada feryat etti. Acıdan kıvranan çocuğun babası Mehmet Yıldırım, tıp merkezinin para istediğini, vermeyince de sevk yapmadıklarını ileri sürdü.
Gülpınar Mahallesi 67 Sokak'taki Mahmut Yıldırım'a ait tüpgaz satışı yapan işyerinde patlama sonucu yangın çıktı. Yangında, işyerinde bulunan ve yakınlarına yardıma gelen ilköğretim öğrencisi İbrahim Yıldırım ile Ahmet Gökoğlu (19), vücudunun ceşitli yerlerinden yandı. Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekiplerince kontrol altına alınan yangında yaralanan Yıldırım ve Gökoğlu, yakınlarınca Özel Hacettepe Cerrahi Tıp Merkezi'ne kaldırıldı. Burada ilk müdahalenin ardından yakınları, yaralıların tam teşekküllü bir hastaneye sevk edilmelerini istedi. Yaralı İbrahim Yıldırım'ın babası Mehmet Yıldırım, kendilerinden 230 YTL istendiğini, bu sebeple tıp merkezinin sevk işlemini yapmak istemediğini ileri sürdü.
Yaklaşık 40 dakika gözlem odasında tutulan yaralılardan ilköğretim öğrencisi İbrahim Yıldırım, burada acıdan feryat etti. Tıp merkezine ait ambulansla Numune Hastanesi'ne sevk edilen yaralıların, vücutlarında üçüncü derece yanık oluştuğu belirlendi.
Özel Hacettepe Tıp Merkezi yetkilileri, sevklerin, masraflar ödenmediği için yapılmadığı yönündeki iddiaları reddetti. Yetkililer, sevk işlemenin uzamasının, hasta sahiplerinin, yaralıları tıp merkezinin ambulansı ile değil Acil Servis ambulansı ile tam teşekküllü bir hastaneye nakil ettirmek istemelerinden kaynaklandığını öne sürdü.

AB'den kapatma için çok açık uyarı

AB'den AK Parti'ye açılan kapatma davası ilgili açık uyarılar geliyor. Son uyarıyı AP Türkiye Raportörü Ruijten, Brüksel'de bulunan AK Parti, CHP ve MHP'li milletvekillerine yaptı!




Ömer Şahin'in haberi
Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü olan Ria Oomen-Ruijten, Brüksel'de görüştüğü AK Parti, CHP ve MHP'li milletvekillerine "Türkiye, Kopenhag Kriterleri'nin gerisine düşüyor. AK Parti kapatılırsa müzakere durur. Müzakerelerin yeniden başlaması da neredeyse imkansız hale gelir." dedi.
Avrupa Konseyi'nde Türk milletvekilleri için verilen yemekte de kapatma konusu tartışma nedeni oldu. Türk kökenli Avrupa milletvekili Vural Öger, "Bu nasıl sosyal demokratlık?" diye tartıştığı CHP milletvekiline, "Türkiye'de laiklik değil demokrasi tehlikede" diye çıkıştı. Bir Fransız milletvekili de Cumhurbaşkanları Sarkozy'nin Vatikan'ı ziyaretinde "katedral rahibi" unvanı almasının ülkesinde laiklik tartışması başlattığını hatırlatarak, "Laikliğin Fransa için önemini biliyorsunuz. Sarkozy'nin bu davranışı bizde çok yadırgandı, tepki gördü; ama partisini kapatmayı kimse düşünmedi. Bu tür sorunlar demokrasi içinde çözülmeli." tavsiyesinde bulundu. Avrupa Komisyonu Başkanı Jose-Marie Barroso ve genişlemeden sorumlu Komiser Oli Rehn'in Türkiye'yi ziyaret ettiği tarihlerde AK Parti'den Nihat Ergün, Canan Kalsın, Fazilet Dağcı Çığlık, Sait Açba, Haydar Kurt, CHP'den Şahin Mengü, Gaye Erbatur, MHP'den ise Erkan Seçkin, Haluk Emin Ayhan da resmî bir program çerçevesinde Brüksel'e gitti. Edinilen bilgilere göre, Brüksel'deki temaslarda en fazla konuşulan konu AK Parti'ye açılan kapatma davası oldu. Bu konuda en somut tepkiyi gösteren isim de AP Türkiye Raportörü Ria Oomen-Ruijten oldu. Haziran ayında yayınlanacak İlerleme Raporu'nu kaleme alacak olan Ruijten, kapatma davasının Türkiye'ye ağır fatura yükleyeceğinin işaretini verdi. Türkiye'yi AB'de istemeyenlerin eline koz geçtiğini kaydeden Ruijten, AK Parti'nin kapatılması durumunda müzakerelerin durdurulmasının zor olmayacağını; ancak müzakerelerin yeniden başlamasının ise neredeyse imkansız olduğunu söyledi. Ruijten'in aktardığına göre bir ülke ile müzakerelerin durdurulması üçte bir oranında üyenin teklifi ve nitelikli çoğunluk olan üçte iki üyenin onayı ile mümkün olabiliyor. Müzakerelerin yeniden başlayabilmesi için ise oybirliği gerekiyor. Raportör, Avrupa Konseyi'ndeki tablonun müzakereyi durdurmaya uygun olduğuna da dikkat çekti. Avrupa Konseyi'nde Türk milletvekillerine verilen öğle yemeğinde ilginç bir polemik yaşandı. Türk kökenli Avrupa milletvekili Vural Öger yaptığı konuşmada demokrasi vurgusu yaparken kapatma davasına karşı çıktı. "Siz AKP'yi desteklediğimizi zannediyorsunuz ama biz herhangi bir partiyi değil demokrasiyi destekliyoruz." diyen Öger ile CHP milletvekili Şahin Mengü arasında tartışma çıktığı öğrenildi. Kapatma davasını bağımsız yargının aldığını ve Türkiye'nin başta laiklik olmak üzere bazı hassasiyetleri olduğunu söyleyen Mengü'ye sert çıkan Öger'in, "Ben de sosyal demokratım. Sizinki nasıl sosyal demokratlık? Laiklik konusunda hepimiz hassasız. Buradan bakıldığında Türkiye'de tehlikede olan laiklik değil demokrasi görülüyor. CHP, AB'yi istiyor mu, istemiyor mu?" diye çıkıştı.
Zaman
Bu haber 6,300 defa okundu.

AB'den kapatma için çok açık uyarı

Sabih Kanadoğlu ne yapmak istiyor


Eski Başsavcı Sabih Kanadoğlu'nun, "Ergenekon, Şemdinli gibi olmaya mahkum" sözleri sivil toplumun ve hukuk camiasının tepkisini çekti. Kandağlu'nun bir planı mı var?






Açıklamaların 'yargıyı etkileme amaçlı' ve 'tehdit içerikli' olduğunu kaydeden hukukçular, buna benzer çıkışlarla Ergenekon soruşturmasının engellenmek istendiği görüşünde. Hukukçular Derneği Başkanı Kamil Uğur Yaralı, Şemdinli davası ile benzerlik kurularak savcılara 'Sonuna kadar giderseniz Ferhat Sarıkaya gibi mesleğinizden olursunuz.' şeklinde örtülü bir tehditte bulunduğunu ifade ediyor. Hukukçular Birliği Vakfı Başkanı avukat Sinan Kılıçkaya da Kanadoğlu'nun kimliğine dikkat çekerek, "Eski Başsavcı'nın yürütülmekte olan bir soruşturmanın sonucuna ilişkin sözleri 'yargıyı etkilemeye dönük' olarak algılanacaktır." ifadesini kullandı. Kılıçkaya ayrıca, soruşturmanın sürdüğü adli bir konuda önyargılı olarak olayın Şemdinli'ye benzetilmesi hukuk mantığı açısından kabul edilebilir bir durum olmadığını vurguladı. Savcı iken Şemdinli soruşturmasına dönük açıklamaları sebebiyle sürgüne gönderilen ve istifa etmek zorunda kalan avukat Gültekin Avcı, yasadışı kurulan bir terör örgütünü kollayan ifadenin hukuki olmadığını söylerken Kanadoğlu'nun 288. maddeye göre açıkça suç işlediğini ileri sürdü. Demokrat Hukukçular Derneği Başkanı Av. Halil Doğan ise Kanadoğlu'nun son dönemde sürekli isabet eden öngörülerde bulunduğunu hatırlatarak, "Acaba bunlar kehanet mi yoksa bir yerlerden bilgi mi alıyor?" soru-sunu yöneltti.
Hukukçuların, eski Yargıtay Başsavcısı Kanadoğlu'nun Almanya Hessen Atatürkçü Düşünce Derneği'nde yaptığı açıklamalara tepkisi şöyle: Hukukçular Derneği Başkanı Kamil Uğur Yaralı: Savcıları resmen tehdit ediyor Eski Başsavcı, resmen Ergenekon soruşturmasını yürüten savcıları tehdit etmektedir. Bu savcılara, 'Sonuna kadar giderseniz Ferhat Sarıkaya gibi mesleğinizden olursunuz.' demek oluyor. Örtülü bir tehdittir. Türkiye'de hukuk devleti ile çeteler arasında olan savaşta Kanadoğlu tarafını belli etmiş oluyor. Savcılara yönelik psikolojik mücadele yürüten bir insan olduğunu gösteriyor. Demek ki, işin nereye varacağını biliyor ve çekiniyor. Hukukçular Birliği Vakfı Başkanı Avukat Sinan Kılıçkaya: Kanadoğlu'nun söyledikleri hukuken kabul edilemez Soruşturmanın sürdüğü adli bir konuda önyargılı olarak olayın Şemdinli'ye benzetilmesi, hukuk mantığı açısından kabul edilebilir ya da anlaşılabilir değildir. Kanadoğlu'nun eski başsavcı olduğu da dikkate alınırsa, kendisinin bu konuları bildiği varsayımından hareketle açıklamaları yargıyı etkilemeye dönük olarak algılanacaktır. Şemdinli benzetmesi de yargı mensupları açısından üstü kapalı bir tehdit olarak değerlendirilir. Eski savcı, Avukat Gültekin Avcı : Kanadoğlu, 288'e göre şuç işliyor 'Şemdinli gibi olur' demek, Ergenekon soruşturmasının önünü kapatmak demek. Ergenekon'un resmi devlet kolu muhakkak var. Dolayısıyla Ergenekon soruşturması devlet içerisindeki resmi kişileri ve birimleri deşifre edemezse zaten amacına ulaşmamış olur. Zaten Kanadoğlu da bu fikir yelpazesinin adete tetikçisi olarak, 'Bu da Şemdinli'ye benzer, savcılar da tanrıların gazabına uğrar.' şeklinde yakıştırma yapıyor. Bu hiçbir şekilde hukuki düşünceyle bağdaşacak bir açıklama değil. Kanadoğlu TCK 288. maddeye göre adil yargılama ve etkileme suçu işlemektedir. Demokrat Hukukçular Derneği Başkanı Halil Doğan: Yoksa bir yerlerden bilgi mi alıyor? Bu açıklamalar savcılar üzerinde baskı kurma ve sindirmeye yöneliktir. Savcı Ferhat Sarıkaya görevini yaptığı için cezaya maruz kaldı. Şimdi de Zekeriya Öz hakkında medya üzerinden bir linç kampanyası yapılmakta ve sindirilmek istenmekte. Ergenekon çetesinin daha derinlere inilmesinden korkuluyor. Kanadoğlu, Türkiye üzerinde çok kehanette bulunuyor. Acaba bunlar kehanet mi yoksa bir yerlerden bilgi mi alıyor? Bunu soruşturmak lazım.
Zaman
Bu haber 7,454 defa okundu.
document.getElementById('objectContent').style.fontSize = '14px';

5 Şubat 2008 Salı

Almanya'da ikinci felaket engellendi



Almanya'nın Herne kentinde, sakinlerinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu bir binada çıkan yangında, 7'si çocuk 16 kişi dumandan zehirlendi.
05 Şubat 2008 13:02

Almanya'nın Herne kentinde, sakinlerinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu bir binada çıkan yangında, 16 kişi dumandan zehirlendi. Aralarında 7 çocuğun da bulunduğu 16 kişinin durumunun iyi olduğu bildirildi. Polis, nedeni henüz belirlenemeyen yangının 4 katlı apartmanın birinci katında başladığını ve bina sakinlerinin tümünün kurtarıldığını bildirdi.
Polis sözcüsü, Ludwigshafen kentinde 9 Türkün öldüğü yangından sonra Herne'deki yangını duydukları anda çok endişelendiklerini, ancak büyük bir felaketin kıl payı önlendiğini söyledi.
(aa)
Bu haber 2,896 defa okundu.

17 Ocak 2008 Perşembe

autorun.inf , uxdeiect.com , cfmon.exe ,amvo.exe, amvo0.dll, amvo.dll virüslerinden kurtulma ve silme

Virüsün Yaygınlaştırdığı ve Çalıştırdığı dosyalar :

autorun.inf , uxdeiect.com , cfmon.exe ,amvo.exe, amvo0.dll, amvo.dll



VİRÜSÜ SİLMENİN YÖNTEMLERİ VE ÇÖZÜMLERİ

POZİTİF SONUÇ +

9 Ocak 2008 Çarşamba

Bush'tan şaşırtan hareket



Cumhurbaşkanı Gül'ü, Beyaz Saray'da ağırlayan ABD Başkanı Bush'un kameraların kayıtta olduğu bir anda yaptığı bir hareket herkesi şaşırttı. Beyaz Saray'daki şaşırtan an:
09 Ocak 2008 11:1512 yıllık bir aradan sonra ABD'ye giden ilk Türk Cumhurbaşkanı olan Abdullah Gül, Beyaz Saray'da Başkan George W. Bush ile 40 dakika süren bir görüşme yaptı.Oval Ofis’teki görüşme öncesinde kameraların kayıtta olduğu bir anda Bush'un, bir iki adım önünde olan Gül'e oturmasını işaret etmek için sırtına vurması dikkatlerden kaçmadı.Başkan Bush, Başbakan Erdoğan'ın ziyareti sırasında da samimi hareketleriyle Türk heyetini şaşırtmıştı.İşte Beyaz Saray'da yaşanan o ilginç anlar...

Atatürk 13. İmam inancı



Atatürk’ün ‘Alevi’ olduğu, ölmeseydi Alevilere haklarını vereceği şayialarının yanı sıra Durumu abartıp Atatürk’ü neredeyse ’13. İmam’ mertebesinde gören Aleviler bile var.
09 Ocak 2008 13:05


Taraf Gazetesi farklı yayın çizgisi ile diğer gazetelere nazaran yüksek olan fiyatıyla tutunmayı başardı ve tirajını artırmaya başladı. Taraf'ın renkli çalışanları kadar farklı haber ve görüşleri de bunda hayli etkili. Gazete bugün yine oldukça ilginç bir konuyu sayfalarına taşıdı ve Aleviler arasında öteden beri tartışıla gelen bir konuyu birinci sayfasından duyurdu: Atatürk 13. İmam inancı... Cafer Solgun'un hazırladığı ve dün başladığı Aleviler'in Cumhuriyet ve Laiklikle İmtihanı adlı dizi yazının bugünkü bölümünde yer alan görüşlerde bizce öne çıkan ve altı çizilmesi gereken iki ilginç olgu var. Bunlardan birincisi Atatürk'ün 13. İmam olduğu inancı, diğeri ise Alevi Dedesinin Alevi genç kızların da yakında türbana ve kara çarşafa gireceği endişesi... Cafer Solgun, dizisinin bugünkü sunuş metinde şunları söylüyor: "KONU NEYDİ?
Muharrem Dede’nin, duvarlarını 12 İmam resimleri, Atatürk büstü ve Türk bayraklarının süslediği makamında, söyleşiden önce biraz sohbet etme imkanımız oldu. Elazığlı olduğunu söyledi. Benim Dersim, Ovacık’lı olduğumu öğrendiğinde ise, “aslen ben de Ovacık’lıyım” dedi. Bunu neden baştan söylemeyişini, “çok eskiden ailesinin Elazığ’a göç etmesine” bağladı. Hemen ardından, “Dersimli olunca başka şeyler düşünüyorlar” diyerek güldü. Muharrem Dede ile görüşmemiz, aklıma geçen yıl, o zaman çalıştığım bir TV kanalı için haber yapmaya gittiğim Gazi Mahallesi’ndeki cem evinin dedesini getirdi. İstanbul İdare Mahkemesi, bir Alevi yurttaşın başvurusu üzerine, bütün Alevi velilerine emsal teşkil edecek önemli bir karar vermiş ve “eğer istemiyorsa din dersine girmeyebilir” demişti. (Valilik sonradan bu kararı tecil etti.) Gazi Cem Evi dedesinden bu durumu değerlendirmesini istemiştim. Ben dedenin “bu kararın alınmasında geç bile kalınmıştır, hemen bu yönde gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır” şeklinde görüşler beyan edeceğini düşünürken, o, dönemin cumhurbaşkanına hiç ilgisi yokken övgüler düzmeye başladı. Sonra uzunca bir Atatürk güzellemesi yaptı. Bazı Alevilerin Atatürk’ü neredeyse “13. İmam” mertebesinde gördüklerini de biliyordum. Acıklı bir durumdu. Zorunlu din dersi uygulamasını getiren 12 Eylül askeri cuntası idi. Ama yine de “Allah devletimize, ordumuza zeval vermesin” durumu söz konusu idi. Gazi Cem Evi’nden çıktığımda, kapıda “devrimciler” vardı. Onlar da görüşlerini söylemek istediler. Biri cebinden çıkardığı bir broşürden, içerisinde bolca “emperyalizm, neo-liberalizm” kavramları geçen cümleler okumaya çalıştı. “Devrimciler” bir telden, dede bir başka telden çalınca, çareyi sokaktan insanların görüşlerini almakta bulmuştum. Konuyla ilgili konuşanlar da sadece onlar olmuştu zaten. Alevilerin cem evlerinin “ibadethane” olarak kabul edilmesini talep etmesi ne denli doğru ve haklı ise, cem evi ve dedelerimizin mevcut durumunu neden ve sonuçlarıyla birlikte sorgulamaları da, bir o kadar Aleviler açısından ertelenemez bir ihtiyaç…"
Gelelim yazı dizisinde bugün yer verilen görüşlerden bazılarına:
“AZİZ ATATÜRK’ÜMÜZ YAŞASAYDI…”

VELİ AKSOY: Şahulu Suyltan Vakfı Dedesi

Cumhuriyet, Aleviler için, kim için olursa olsun, ulusal bir devlettir. Aziz Atatürk’ümüz bizlere cumhuriyeti kurdu, güzel bir yaşam tarzı bıraktı. Tabii kanunlar, yasalar çıktı. Herkese haklarını veren bir anayasamız var. Anayasa diyor ki, herkes inancında, ibadetinde hürdür, kimse kimseyi inancından ötürü kınayamaz. Ama her nedense bu yasa yürürlüğe girerek Alevi inancına taraftar olmadı. Hatta parlamenterler de tartışmışlardır. Bir sonuç elde edilemedi… Aleviler camiye gitmediler. Hangi hükümet gelse, tabii ‘Alevi’ diyen olmuştur, ama hakları verilmedi. Günümüze kadar çok partiler geldi geçti. DP’den bu yana devam ediyor. Ben yaşadım bunları. Hiçbiri Alevilere haklarını vermedi, ‘ibadetini yap’ demedi. Her kul, Allaha giden yolu kendi seçer. Bu yol ne camiden, ne kiliseden, ne havradan, ne cem evinden geçer. Ama Aleviler bugün cem evlerini açarak, bu dünyada hesabını veriyor.

Tabii devlet bu kanunu çıkardı Cumhuriyet devrinde, tekke ve zaviyelerin kapatılması için. O zaman Nakşiler vardı, Osmanlıdan kalan birçok tarikat vardı. Bunlar da yaşamıyor artık; o zaman kapatıldı. Aziz Atatürk’ümüz bu konuda ‘seninkini kapattım, Alevilerinkini açık tutacağım’ demedi. Ama son zamanlarında, hasta yatağında şöyle bir ifade buyuruyor, diyor ki; ‘Aleviler siz kendinizi hazırlayın, Hacı Bektaş dergahını açmak için parlamenterle konuşacağım, haklarınızı vereceğim’. Ama ne yazık ki Hatay olayları, kendisinin hastalığı buna imkan vermemiştir.

Aleviler, laiklik
Tabii, Atatürk’ten bu yana bir laiklik tanımı yok. Laiklik demek cumhuriyetçilik demektir. Herkes ibadetinde hürdür. Ama ne yazık ki gelen hükümetler bunu engellemiştir. Örneğin din dersleri sadece imam-ı Adem mezhebi üzerinedir. Yani hiçbir mezhebin görüşleri okunmadan, Diyanet kendi müfredatına göre veriyor. Alevi çocukları asimile edilmek isteniyor. Okullarda bunu yapıyorlar. Biz diyoruz ki kendi müfredatımızı kendimiz koyarak ya da ailesi içinde eğitim alınırsa, din dersinden daha fazla güzellik getirir. Ama kabul edilmiyor. Bunların hiçbiri din dersi değil. Din dersi demek, Hz. Muhammed’in yaşadığı günün dersini vermektir. Namazdır, oruçtur, hacdır, şudur-budur değil. Bunlar hükümetlerin getirdiği bir düzenden ibarettir.

Almanya’daki dizi film, Alevilere büyük bir hakarettir. Cumhuriyet olmazsa, laiklik olmazsa, bu mu olsun? Bunun için haykırıyoruz. Reha Çamuroğlu’nun Muharrem iftarı var. Başbakan da gelecekmiş. Bunlar Alevileri asimile etmekten başka bir şeye yaramaz.

‘Açılım’ın sesi hoş, ama…
Sesi hoş geliyor. Sevgili Reha Çamuroğlu’nun bu hareketi sevindirici, ama inandırıcı olmuyor. Başbakan’ın ayrı bir toplantı yaparak Alevilerin haklarını kamuoyu önünde açıklaması gerekir. Yoksa oruç açmakla olmaz. Fikrinize katılmamak (konferans-bn.) mümkün değil. Haklar-hukuklar makul seviyeye getirilmeli. Ama Alevilerin de kendi içinde, barış içinde birleşmeleri gerekiyor. Ama her yerden bir ses çıkarsa, toplumu rencide eder. Konferans yapılmalı, makul istekler de devletin önüne konur. Mantıklıdır.

Partiler ve politika
Partiler, malumunuz, politiktir. İnönü’ye soruyorlar, bu politika nedir diye, diyor ki, ‘Yunanca bir terimdir. Yalanı çok doğruca inandırmaktır’. Siyasi partilerin Alevilere şirin görünmeleri, oy kapmak içindir. Bir de Türk-Kürt diyorlar. Hepimiz Ali’nin sancağı altındayız. Bizde Türk-Kürt zihniyeti, ayrımcılık yok.”

MUHARREM DEDE’NİN KORKUSU: ALEVİLER BU GİDİŞLE KARA ÇARŞAFA GİRECEKLER

MUHARREM ERCAN: Şahkulu Sultan Vakfı Dedesi

Burası Türkiye’de kurulmuş olan ilk Alevi dergahıdır. 1969da kurulmuş. Türkiye’nin her yarinden Aleviler ziyarete gelirler. Tarih boyunca Emevi, Abbasi, Osmanlı saltanatında baskı gördük. Türkiye Cumhuriyeti döneminde laiklik geldi. Diyanet tarikatlara karşı kuruldu, ama sonradan sadece Hanefilere hizmet etti. 130 bin kadrosu var, ama bir tane Alevi-Bektaşi bulamazsın. Her dönemde TV’lere çıkıp “kardeşiz” derler, ama iş icraata gelince, bir şey yok. Söylemek kolay, ama icraat önemli. Demirel de cumhurbaşkanı iken Hacı Bektaş’ı ziyaret etmiş ve ‘siz bizim birinci vatandaşımızsınız’ demişti. Ama gerisi gelmedi. Ben Reha Çamuroğlu’nun sırrına eremedim. Eskiden ‘yoldaş’tı, şimdi ise Alevileri AKP’nin arka bahçesi yapmak istiyor. Ben onun ‘vazifeli’ olduğunu düşünüyorum. Ama Alevi toplumu cahil değil. Onların peşinden gitmez. Böyleleri de çıkar, ama benim, bizim paraya pula ihtiyacımız yok. Alevileri asimile etmek istiyorlar

Önce Hacı Bektaş’ı Alevilere verin
Aleviliğin tanımlanması lazım. Alevilik ayrı bir din, mezhep değil. Biz İslamız. Onun bir koluyuz. Bizim ibadetimiz, Ehlibeyt’in yoludur. Onlarınki Muaviye’nin, Yezid’in fetvalarının yoludur. Kitapta 5 vakit namaz yok, ramazan orucu yok. O dönemde hükümdarlık onlarda. Mezhepler de yoktu önceleri.Abbasilerde ortaya çıktı. Alevi yurttaşlarımızın katıldığı Hacı Bektaşi Veli, hala Alevilere verilmemiştir. Orası Müzeler müdürlüğünün emri altında. Öncelikle cem evlerinin Hacı Bektaşi Veli dergahının bize teslim edilmesi lazım. Zorunlu din derslerinin kaldırılması lazım. Baskı illa vurmak kırmak değil. Düşünceler üzerinde baskı kuruluyor. Çocuklarımız okuldan gelip bize ‘din dersi öğretmeni öyle söylemiyor’ diyerek sorular soruyor. Biz camiye karşı değiliz, onlar da bize karşı olmasınlar.

Diyanet işlerinin kuruşu tarikatların önünü kapatmak içindi. Şimdi tarikatçılara hizmet ediyor, Hizbullahçıları savunan kadroları var, rejimi değiştirmek isteyenler var. Her inanç kendi masraflarını karşılasın, nasıl biz yıllardır kendi masraflarımızı kendimiz karşılıyorsak camilere de öyle yapılsın. Kadrolaşma var. Ben de vatanın öz evladıyım, bizim vergilerlimizle onların maaşları ödeniyor. 30 bin kadro da bize versinler. Diyanetin bütçesi kaç tane bakanlıktan fazla, bir de diyanet vakfı var. Trilyonlarca bütçesi var. Ekonomisi kuvvetli. Biz de o güç yok. Ama Alevilere para verilmesini de istemiyoruz, kimine verecek, kimine vermeyecekler Alevileri böyle yaparak birbirine düşürecekler. Biz zorunlu din derslerin kaldırılmasını, diyanetin eğer kaldırılmıyorsa özerk hale getirilmesini istiyoruz. Bu yasal düzenlemeleri çıkarmaları bir günlük iş. Cem evlerini de tanısınlar.

Türkiye laik mi, değil mi?
Düzen laik değil. Diyaneti istemiyoruz aslında. Ahmet Necdet Sezer şanstı. Diyanet cemaatlere karşı kurulmuştu. Biz cemaat değiliz. Ama Türkiye o aşamaya gelmemiş, özerk olsun o zaman. Haklısın, bir çelişki var. Ama Doğu Anadolu’da töre olayları var, bunları da unutmamak lazım. Ama diyanetten maaş alıp siyasal İslamcılık yapacak, biz bunu kabul etmiyoruz…. Alevi toplumu şeriata da darbelere de karşıdır. Ama gücümüz yetmiyor. Bir olmazsak diri de olamayız.

Alevilerin geleceği
Biz olmayız, her toplum birlik olur, biz olmayız. Mesela Nurcusu, Fetullahçısı gereğinde birleşiyor, ama bizde herkes akıllı, herkes her şeyi biliyor, öyle olunca kimse kimseyi dinlemiyor. Tıkanıp kalıyoruz, keşke herkes sizin dediğiniz gibi düşünse, bir araya gelip toplansak. Maalesef içimizde Hızır paşalar var. 100 tane dernek var. Bunlar tabanla alakası olmayan dernekler, Ehlibeyt Vakfı bilmem ne. Çoğu tabela derneği. Federasyon da oluyorlar. Alevi toplumu adına geleceğimizi aydınlık görmüyorum. Alevilik İslam dışı diyenler de çıktı. Tüm Alevi kuruluşları bir olalım desek, kimse olmuyor. Kendi sorunlarımızı içimizde çözemiyoruz. Alevi gençlerimiz yakında türbana da, kara çarşafa da girer bu gidişle, Ramazan orucu da tutarlar. 12 imamda eğlence yapanlar da oluyor…
Seçkimizi bu kadarla sınırlıyoruz... Diğer görüşleri Taraf gazetesinin bugünkü sayısında okuyabilirsiniz..
(Haber 7)
Bu haber 9,131 defa okundu.
document.getElementById('objectContent').style.fontSize = '14px';

Gül, MHP'ye yüzde kaç kazandırdı?



Metropoll'ün açıkladığı, AK Parti oylarını yüzde 50'nin üzerinde gösteren anketin gözden kaçan bir tarafı oldu. Star gazetesi yazarı Şamil Tayyar, Gül'ün MHP'ye oy kazandırdığını yazdı.
09 Ocak 2008 13:50



Stratejik ve sosyal araştırmalar kuruluşu Metropoll’un ‘Liderlerin imajı ve kurumlara güven’ konulu aralık ayı araştırma sonuçlarının minik özeti, bazı gazetelerde yayınlandı. 90 sayfalık kapsamlı araştırma raporundan yansıyan bölümler, daha çok partilerin oy durumu, lider sıralaması gibi popüler konulardı. Raporu ayrıntılı olarak okuyunca, mevcut oy dağılımına ilişkin bölümün gazetelere yanlış aksettirildiğini fark ettim. Daha doğrusu, düz mantıkla yapılan haberler, gerçeği yansıtmıyordu. Nasıl mı? ‘Bugün seçim olsa hangi partiye oy verirdiniz?’ diye sorulduğunda, ankete katılanların yüzde 51.9’u ‘AK Parti’, yüzde 10.5’i ‘MHP’, yüzde 10’u da ‘CHP’ demiş. İlk bakışta; 22 Temmuz’da yüzde 47’ye yakın oy alan AK Parti’nin oylarını yaklaşık yüzde 4 arttırdığını, diğer iki partinin de oy kaybettiğini söylemek mümkün. Ancak ankette gözden kaçan bir başka sonuç daha var. Ankete katılanlara 22 Temmuz’da hangi partiye oy verdikleri sorulduğunda; yüzde 49.9’u ‘AK Parti’, yüzde 14.7’si ‘CHP-DSP ittifakı’, yüzde 8.9’u da ‘ MHP’’ye oy verdiği söylemiş. Dolayısıyla, mevcut oy tercihinin, 22 Temmuz’daki tercihle karşılaştırılması gerekir. Bu durumda, sadece AK Parti değil MHP’nin de oylarını arttırdığını görürüz. Başka bir ifadeyle, 22 Temmuz’da yüzde 14.5 oy alan MHP’nin yüzde 8.9 oranında temsil edildiği bir ankette, yüzde 10.5’lik bir sonuç, ‘gerileme’ değil ‘artış’ olarak değerlendirilir. CHP açısından ise durum değişmiyor. Ankete katılanların yüzde 14.7’sinin 22 Temmuz’da CHP-DSP ittifakına oy verdiği dikkate alınırsa, yüzde 10’luk sonuç, yaklaşık 4 puanlık bir oy kaybı anlamına gelir. Bu durumda MHP oylarındaki yaklaşık yüzde 1.5 puanlık artış ne anlama geliyor? Araştırmayı yapan Prof. Dr. Özer Sencar, bu soruya şu yanıtı verdi: ‘Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde izlenen politika, MHP oylarını arttırdı.’ Yani, Abdullah Gül, kendisine Çankaya yolunu açan MHP’ye kazandırdı. e-muhtıra, AK Parti’ye ne kadar yaradı? Demokrat Parti Genel Başkanlığı’na hüzünlü bir şekilde veda eden Mehmet Ağar’ın kongredeki son konuşmasında, seçim yenilgisinin faturasını 27 Nisan geceyarısı Genelkurmay’ın yayınladığı e-muhtıraya bağlamasının yankıları sürüyor. Kusura bakmasın ama faturayı askere kesmenin akli hiçbir gerekçesi yoktur. Bu bildiri, siyaset alanına müdahaledir ama siyaset de çözüm yeridir. Bildiri karşısında dik duran hükümet gibi hareket edip cumhurbaşkanlığı seçimine katılsaydı, herhalde bu hüzünlü şarkıyı söylemesine gerek kalmayabilirdi. Ancak, bildiriye kadar demokrasi, temel hak ve özgürlükler konusunda pozitif mesajlar veren Ağar’ın, bildiriyle yoldan sapmasının kendisine ağır bir bedel olarak dönmesini fark etmesi de erdemli bir davranış sayılabilir. CHP gibi halkı da suçlayabilirdi. e-muhtıranın seçim sonuçlarını AK Parti lehine değiştirdiği konusunda herkes hemfikir ama oran konusunda rivayetler muhtelif. Metropoll’ün patronu Prof. Dr. Özer Sencar, bildiri öncesi ve sonrası yaptığı araştırmaları yorumlarken şöyle dedi: ‘27 Nisan gece yarısı bildirisinin AKP’nin oylarına etkisi yüzde 5.5’dir. 367 tartışması da yüzde 1.5 oranında etkilemiştir. Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde yaşanan bu olayların AKP oylarını toplam yüzde 7 oranında arttırdığı söylenebilir.’ Erdoğan, Baykal ve Bahçeli deyince akla önce ne gelir? Metropoll’ün anketinde satır arasında kalan ilginç bir soru var: ‘Tayyip Erdoğan, Deniz Baykal ve Devlet Bahçeli hakkındaki izlenim ve kanaatlerinizi tek kelimeyle tanımlayacak olsanız hangi kelimeyi kullanırdınız?’ Ankete katılanların (1066) üç liderle ilgili tek kelimelik tanımları, raporda tek tek sıralanmış. Erdoğan ve Bahçeli için en fazla kullanılan kelime ‘dürüst’, Baykal için ise ‘başarısız’ olmuş. Belki ilgililer için biraz daha ayrıntı vermekte fayda olabilir. Onun için ilk beşteki tanımlamaları belirtmek isterim. Erdoğan: Dürüst (101), iyi (95), iyi biri (84), iyi bir lider (70), başarılı (47) Baykal: Başarısız (64), dürüst (48), güvenilmez (45), iyi biri (43), iyi (36) Bahçeli: Dürüst (86), iyi bir insan (73), iyi (68), milliyetçi (37), başarısız (33) Liderlerin toplumda algılanma biçimlerini ortaya koyan bu sonuçlar, üzerinde titizlikle durulması gereken verileri içeriyor. Tabii anlayana... Çeteyle mücadele polisi zıplattı Anket sonuçlarını tersten okumaya devam edersek, ilginç bir veriden daha söz edebiliriz. Kurumlara güven derecesinin tespit edildiği bölümde, en çok güven duyulan kurumların başında ordu geliyor. Aslında bunda şaşılacak bir durum yok. Peygamber ocağı olarak görülen TSK, tüm eksikliklerine rağmen her ankette ilk sırada çıkıyor. Unutulmasın; Halk, ‘En çok orduya güveniyorum’ diyor ama siyaset alanına müdahale ettiğinde tersini yapıyor. Yani, güvenin tek şartı, anayasal sınırları zorlamamak. Aksi halde, ‘En çok orduya güveniyorum’ diyen halkın, 27 Nisan bildirisine kızarak AK Parti’nin yelkenlerini şişirmesini nasıl izah edebiliriz? Burada üzerinde durmak istediğim asıl konu başka. En çok güven duyulan ikinci kurum, polis teşkilatı. Biraz şaşırtıcı değil mi? Araştırmayı yapan Prof. Dr. Özer Sencar’a bu durumu da sordum. Cevabı ilginçti: ‘İlk defa polis ikinci sırada çıktı. Daha önce polisin en iyi sıralaması beş veya altıydı. Polisin son yıllarda özellikle çetelerle mücadeledeki başarısı bu sıralamayı polis lehine olumlu bir şekilde değiştirmiş gibi gözüküyor.’ Star Gazetesi
Bu haber 8,153 defa okundu.

Hoodia Gordonii En Etkili ve Hizli Kilo Verme Takviyesidir

Hoodia Gordonii En Etkili ve Hizli Kilo Verme Takviyesidir.
Hoodia Gordonii ( Hodooba), binlerce yildir Kalahari çöl bölgesinde yetismekte olan 2 metre boylarinda, yapraksiz, etli sulu, kalin ve yumusak dokulu(sukulent), dev bir kaktüs türüdür.Hoodia gordonii nin anayurdu Güney Afrika'dan Botsvana ve Namibya'ya dogru uzanan Kalahari çöl bölgesidir. Burasi Johannesburg'a 1000km mesafededir. Çölde avlanan San kabilelerinden Bushmenler yüzyillardan bu yana ava çiktiklarinda bu bitkinin sapindan çigneyerek, 3-4 gün hiçbir sey yemeden durabilirler ve bu sirada canliliklarindan hiçbir sey kaybetmezlermis ,bu şekilde adeta doğal bir diyet uygulaması yapılmış olabiliyor. Buradan hareketle, 2001'de, gönüllü 20 asiri sisman insan üzerinde yapilan deneylerden iyi sonuçlar alınmıştır. Şöyle ki: Kaktüste bulunan ve 1996'da kesfedilen P57 adli bir molekül beyinde doygunluk hissi veren hipotalamus bölgesine gider ve yeme istegini engeller. Kişilere az önce yemek yemis oldugu duygusunu vererek bir anlamda beyni kandırır. Günlük kalori ihtiyacinizi da yüzde 30-35 oraninda azaltmanıza yardımcı olur. Doygunluk duygusuyla beraber insanda yorgunluk, halsizlik ortaya çikmaz, vücut enerjisi ve canlılığınında korunmasına yardımcı olur. Ayni seyi glikoz da yapar ama kalori taşıyarak. Ayrica bu kaktüsün ondan 10000 kat daha etkili olduğu bilinmektedir. Bu güne kadar ne klinik deneylerde, ne de reel uygulamalarda herhangi bir yan etki ortaya çıkmamıştır. Bu bitki sayesinde rejim ve diyet dünyasinda büyük bir devrim yasanacagi belirtiliyor. Insanligi bekleyen şişmanlik ve obezite tehlikesine dogal yoldan çözüm bulunmasi son derece sevindirici bir durum, elbette. Böylece insanlik hoodia gordonii sayesinde sentetik zayiflaticilara para harcamaktan ve sağlıklarını kaybetmekten kutulabilecekler.
Hoodia gordonii'nin içerdigi etken maddenin istahinızı keserek günlük kalori ihtiyacinizı 1000 kalori azalttigi klinik çalismalarla ispatlanmistir. Bu mucizevi bitkinin tamamen dogal ve organik içeriği CSIR tarafindan yapilan 30 yillik bilimsel çalismalarinin sonucudur.
Hoodia Gordonii ne yapar ?
Hoodia birkaç miligram aldiktan sonra bile açliginizi kisa sürede kesilmesine yardımcı olur,
Hoodia iştahinızı kontrol altına almanıza yardımcı olur,
Hoodia size enerji vererek kendinizi harika hissetmenizi sağlamaya yardımcı olur,
Hoodia asiri yememenize ve bu sayede kilo kaybetmenizi yardımcı olur,

Hoodia Gordonii nasil etkili olur ?
Bilim adamlari ; hoodia'nin istah kesebilme etkisinin sebebinin P 57 molekülü olduguna inanmaktadirlar.Normalde yemek yediginizde bünyenizdeki glikoz miktari artar ve beyninize (Hipotalamus a) tok oldugunuzun sinyalini gönderir. Hoodia'nin içindeki P57 moleküllerinin glikozu taklit ederek Hipotalamusa tokluk hissi gönderdigi bilinmektedir. Sonuç olarak yeni bir yeme istegi hissetmemenize yardımcı olur.

Hoodia Gordonii güvenli midir?
Hoodia, insan yapimi bir kimyasal degil de dogal bir bitki oldugundan güvneli olduğu bilinmektedir ve uzmanlar güvenli oldugu konusunda birlesmektedirler. Bilim adamlari 10 yildir Hoodia bitkisi üzerine çalismalar yapmaktadirlar ancak hiçbir yan etkisine rastlamamışlardır. Yillardir Hoodia bitkisini gida olarak tüketmekte olan Güney Afrika kabilelerinde Hoodia ya bagli bir hastaliga rastlanmamistir.

Hoodia Gordonii tabletleri nasıl çalışır?
1- Hoodia Gordonii bitkisi beyne tokluk hissi gönderen ve yeterince yemek yediginize beyninizi inandiran bir aktif madde içeridiği bilinmektedir. Bütün yapmaniz gereken sabah kahvaltidan aksam yemekten 30 dakika önce 1 tableti almaktir sabah 1 adet aksam 1 adet olmak üzere günde 2 adet kullanabilirsiniz. 1 kutuda 60 adet vardir 1 kutu 1 aylik tir. Herkesin bünyesinin farkli oldugu göz önünde tutularak 14 gün içinde olumlu etkilerini görmeye başlayabilirsiniz. 2- Hoodia Gordonii tabletleri ile ne kadar hizli kilo kaybederim? Ingiltere Leicester'da yapilan arastirmalar göstermistir ki Hoodia Gordonii tabletleri alan kisilerin günlük kalori ihtiyacinda 1000 kaloriye var
Hoodia Gordonii En Etkili ve Hizli Kilo Verme Takviyesidir.
Hoodia Gordonii ( Hodooba), binlerce yildir Kalahari çöl bölgesinde yetismekte olan 2 metre boylarinda, yapraksiz, etli sulu, kalin ve yumusak dokulu(sukulent), dev bir kaktüs türüdür.Hoodia gordonii nin anayurdu Güney Afrika'dan Botsvana ve Namibya'ya dogru uzanan Kalahari çöl bölgesidir. Burasi Johannesburg'a 1000km mesafededir. Çölde avlanan San kabilelerinden Bushmenler yüzyillardan bu yana ava çiktiklarinda bu bitkinin sapindan çigneyerek, 3-4 gün hiçbir sey yemeden durabilirler ve bu sirada canliliklarindan hiçbir sey kaybetmezlermis ,bu şekilde adeta doğal bir diyet uygulaması yapılmış olabiliyor. Buradan hareketle, 2001'de, gönüllü 20 asiri sisman insan üzerinde yapilan deneylerden iyi sonuçlar alınmıştır. Şöyle ki: Kaktüste bulunan ve 1996'da kesfedilen P57 adli bir molekül beyinde doygunluk hissi veren hipotalamus bölgesine gider ve yeme istegini engeller. Kişilere az önce yemek yemis oldugu duygusunu vererek bir anlamda beyni kandırır. Günlük kalori ihtiyacinizi da yüzde 30-35 oraninda azaltmanıza yardımcı olur. Doygunluk duygusuyla beraber insanda yorgunluk, halsizlik ortaya çikmaz, vücut enerjisi ve canlılığınında korunmasına yardımcı olur. Ayni seyi glikoz da yapar ama kalori taşıyarak. Ayrica bu kaktüsün ondan 10000 kat daha etkili olduğu bilinmektedir. Bu güne kadar ne klinik deneylerde, ne de reel uygulamalarda herhangi bir yan etki ortaya çıkmamıştır. Bu bitki sayesinde rejim ve diyet dünyasinda büyük bir devrim yasanacagi belirtiliyor. Insanligi bekleyen şişmanlik ve obezite tehlikesine dogal yoldan çözüm bulunmasi son derece sevindirici bir durum, elbette. Böylece insanlik hoodia gordonii sayesinde sentetik zayiflaticilara para harcamaktan ve sağlıklarını kaybetmekten kutulabilecekler.
Hoodia gordonii'nin içerdigi etken maddenin istahinızı keserek günlük kalori ihtiyacinizı 1000 kalori azalttigi klinik çalismalarla ispatlanmistir. Bu mucizevi bitkinin tamamen dogal ve organik içeriği CSIR tarafindan yapilan 30 yillik bilimsel çalismalarinin sonucudur.
Hoodia Gordonii ne yapar ?
Hoodia birkaç miligram aldiktan sonra bile açliginizi kisa sürede kesilmesine yardımcı olur,
Hoodia iştahinızı kontrol altına almanıza yardımcı olur,
Hoodia size enerji vererek kendinizi harika hissetmenizi sağlamaya yardımcı olur,
Hoodia asiri yememenize ve bu sayede kilo kaybetmenizi yardımcı olur,

Hoodia Gordonii nasil etkili olur ?
Bilim adamlari ; hoodia'nin istah kesebilme etkisinin sebebinin P 57 molekülü olduguna inanmaktadirlar.Normalde yemek yediginizde bünyenizdeki glikoz miktari artar ve beyninize (Hipotalamus a) tok oldugunuzun sinyalini gönderir. Hoodia'nin içindeki P57 moleküllerinin glikozu taklit ederek Hipotalamusa tokluk hissi gönderdigi bilinmektedir. Sonuç olarak yeni bir yeme istegi hissetmemenize yardımcı olur.

Hoodia Gordonii güvenli midir?
Hoodia, insan yapimi bir kimyasal degil de dogal bir bitki oldugundan güvneli olduğu bilinmektedir ve uzmanlar güvenli oldugu konusunda birlesmektedirler. Bilim adamlari 10 yildir Hoodia bitkisi üzerine çalismalar yapmaktadirlar ancak hiçbir yan etkisine rastlamamışlardır. Yillardir Hoodia bitkisini gida olarak tüketmekte olan Güney Afrika kabilelerinde Hoodia ya bagli bir hastaliga rastlanmamistir.

Hoodia Gordonii tabletleri nasıl çalışır?
1- Hoodia Gordonii bitkisi beyne tokluk hissi gönderen ve yeterince yemek yediginize beyninizi inandiran bir aktif madde içeridiği bilinmektedir. Bütün yapmaniz gereken sabah kahvaltidan aksam yemekten 30 dakika önce 1 tableti almaktir sabah 1 adet aksam 1 adet olmak üzere günde 2 adet kullanabilirsiniz. 1 kutuda 60 adet vardir 1 kutu 1 aylik tir. Herkesin bünyesinin farkli oldugu göz önünde tutularak 14 gün içinde olumlu etkilerini görmeye başlayabilirsiniz. 2- Hoodia Gordonii tabletleri ile ne kadar hizli kilo kaybederim? Ingiltere Leicester'da yapilan arastirmalar göstermistir ki Hoodia Gordonii tabletleri alan kisilerin günlük kalori ihtiyacinda 1000 kaloriye varan azalma meydana gelmektedir. Bu da haftada yaklasik 2 kilo verebileceğiniz anlamına gelmektedir.
Hoodia Hakkında Hoodia İçeriği Hoodia Etkileri Hoodia Yan Etkileri Basında HoodiaCopyright (c) 2007 HoodiaHap İletişim


an azalma meydana gelmektedir. Bu da haftada yaklasik 2 kilo verebileceğiniz anlamına gelmektedir.
Hoodia Hakkında Hoodia İçeriği Hoodia Etkileri Hoodia Yan Etkileri Basında HoodiaCopyright (c) 2007 HoodiaHap İletişim

Hoodia Gordonii En Etkili ve Hizli Kilo Verme Takviyesidir

Hoodia Gordonii En Etkili ve Hizli Kilo Verme Takviyesidir.
Hoodia Gordonii ( Hodooba), binlerce yildir Kalahari çöl bölgesinde yetismekte olan 2 metre boylarinda, yapraksiz, etli sulu, kalin ve yumusak dokulu(sukulent), dev bir kaktüs türüdür.Hoodia gordonii nin anayurdu Güney Afrika'dan Botsvana ve Namibya'ya dogru uzanan Kalahari çöl bölgesidir. Burasi Johannesburg'a 1000km mesafededir. Çölde avlanan San kabilelerinden Bushmenler yüzyillardan bu yana ava çiktiklarinda bu bitkinin sapindan çigneyerek, 3-4 gün hiçbir sey yemeden durabilirler ve bu sirada canliliklarindan hiçbir sey kaybetmezlermis ,bu şekilde adeta doğal bir diyet uygulaması yapılmış olabiliyor. Buradan hareketle, 2001'de, gönüllü 20 asiri sisman insan üzerinde yapilan deneylerden iyi sonuçlar alınmıştır. Şöyle ki: Kaktüste bulunan ve 1996'da kesfedilen P57 adli bir molekül beyinde doygunluk hissi veren hipotalamus bölgesine gider ve yeme istegini engeller. Kişilere az önce yemek yemis oldugu duygusunu vererek bir anlamda beyni kandırır. Günlük kalori ihtiyacinizi da yüzde 30-35 oraninda azaltmanıza yardımcı olur. Doygunluk duygusuyla beraber insanda yorgunluk, halsizlik ortaya çikmaz, vücut enerjisi ve canlılığınında korunmasına yardımcı olur. Ayni seyi glikoz da yapar ama kalori taşıyarak. Ayrica bu kaktüsün ondan 10000 kat daha etkili olduğu bilinmektedir. Bu güne kadar ne klinik deneylerde, ne de reel uygulamalarda herhangi bir yan etki ortaya çıkmamıştır. Bu bitki sayesinde rejim ve diyet dünyasinda büyük bir devrim yasanacagi belirtiliyor. Insanligi bekleyen şişmanlik ve obezite tehlikesine dogal yoldan çözüm bulunmasi son derece sevindirici bir durum, elbette. Böylece insanlik hoodia gordonii sayesinde sentetik zayiflaticilara para harcamaktan ve sağlıklarını kaybetmekten kutulabilecekler.
Hoodia gordonii'nin içerdigi etken maddenin istahinızı keserek günlük kalori ihtiyacinizı 1000 kalori azalttigi klinik çalismalarla ispatlanmistir. Bu mucizevi bitkinin tamamen dogal ve organik içeriği CSIR tarafindan yapilan 30 yillik bilimsel çalismalarinin sonucudur.
Hoodia Gordonii ne yapar ?
Hoodia birkaç miligram aldiktan sonra bile açliginizi kisa sürede kesilmesine yardımcı olur,
Hoodia iştahinızı kontrol altına almanıza yardımcı olur,
Hoodia size enerji vererek kendinizi harika hissetmenizi sağlamaya yardımcı olur,
Hoodia asiri yememenize ve bu sayede kilo kaybetmenizi yardımcı olur,

Hoodia Gordonii nasil etkili olur ?
Bilim adamlari ; hoodia'nin istah kesebilme etkisinin sebebinin P 57 molekülü olduguna inanmaktadirlar.Normalde yemek yediginizde bünyenizdeki glikoz miktari artar ve beyninize (Hipotalamus a) tok oldugunuzun sinyalini gönderir. Hoodia'nin içindeki P57 moleküllerinin glikozu taklit ederek Hipotalamusa tokluk hissi gönderdigi bilinmektedir. Sonuç olarak yeni bir yeme istegi hissetmemenize yardımcı olur.

Hoodia Gordonii güvenli midir?
Hoodia, insan yapimi bir kimyasal degil de dogal bir bitki oldugundan güvneli olduğu bilinmektedir ve uzmanlar güvenli oldugu konusunda birlesmektedirler. Bilim adamlari 10 yildir Hoodia bitkisi üzerine çalismalar yapmaktadirlar ancak hiçbir yan etkisine rastlamamışlardır. Yillardir Hoodia bitkisini gida olarak tüketmekte olan Güney Afrika kabilelerinde Hoodia ya bagli bir hastaliga rastlanmamistir.

Hoodia Gordonii tabletleri nasıl çalışır?
1- Hoodia Gordonii bitkisi beyne tokluk hissi gönderen ve yeterince yemek yediginize beyninizi inandiran bir aktif madde içeridiği bilinmektedir. Bütün yapmaniz gereken sabah kahvaltidan aksam yemekten 30 dakika önce 1 tableti almaktir sabah 1 adet aksam 1 adet olmak üzere günde 2 adet kullanabilirsiniz. 1 kutuda 60 adet vardir 1 kutu 1 aylik tir. Herkesin bünyesinin farkli oldugu göz önünde tutularak 14 gün içinde olumlu etkilerini görmeye başlayabilirsiniz. 2- Hoodia Gordonii tabletleri ile ne kadar hizli kilo kaybederim? Ingiltere Leicester'da yapilan arastirmalar göstermistir ki Hoodia Gordonii tabletleri alan kisilerin günlük kalori ihtiyacinda 1000 kaloriye var
Hoodia Gordonii En Etkili ve Hizli Kilo Verme Takviyesidir.
Hoodia Gordonii ( Hodooba), binlerce yildir Kalahari çöl bölgesinde yetismekte olan 2 metre boylarinda, yapraksiz, etli sulu, kalin ve yumusak dokulu(sukulent), dev bir kaktüs türüdür.Hoodia gordonii nin anayurdu Güney Afrika'dan Botsvana ve Namibya'ya dogru uzanan Kalahari çöl bölgesidir. Burasi Johannesburg'a 1000km mesafededir. Çölde avlanan San kabilelerinden Bushmenler yüzyillardan bu yana ava çiktiklarinda bu bitkinin sapindan çigneyerek, 3-4 gün hiçbir sey yemeden durabilirler ve bu sirada canliliklarindan hiçbir sey kaybetmezlermis ,bu şekilde adeta doğal bir diyet uygulaması yapılmış olabiliyor. Buradan hareketle, 2001'de, gönüllü 20 asiri sisman insan üzerinde yapilan deneylerden iyi sonuçlar alınmıştır. Şöyle ki: Kaktüste bulunan ve 1996'da kesfedilen P57 adli bir molekül beyinde doygunluk hissi veren hipotalamus bölgesine gider ve yeme istegini engeller. Kişilere az önce yemek yemis oldugu duygusunu vererek bir anlamda beyni kandırır. Günlük kalori ihtiyacinizi da yüzde 30-35 oraninda azaltmanıza yardımcı olur. Doygunluk duygusuyla beraber insanda yorgunluk, halsizlik ortaya çikmaz, vücut enerjisi ve canlılığınında korunmasına yardımcı olur. Ayni seyi glikoz da yapar ama kalori taşıyarak. Ayrica bu kaktüsün ondan 10000 kat daha etkili olduğu bilinmektedir. Bu güne kadar ne klinik deneylerde, ne de reel uygulamalarda herhangi bir yan etki ortaya çıkmamıştır. Bu bitki sayesinde rejim ve diyet dünyasinda büyük bir devrim yasanacagi belirtiliyor. Insanligi bekleyen şişmanlik ve obezite tehlikesine dogal yoldan çözüm bulunmasi son derece sevindirici bir durum, elbette. Böylece insanlik hoodia gordonii sayesinde sentetik zayiflaticilara para harcamaktan ve sağlıklarını kaybetmekten kutulabilecekler.
Hoodia gordonii'nin içerdigi etken maddenin istahinızı keserek günlük kalori ihtiyacinizı 1000 kalori azalttigi klinik çalismalarla ispatlanmistir. Bu mucizevi bitkinin tamamen dogal ve organik içeriği CSIR tarafindan yapilan 30 yillik bilimsel çalismalarinin sonucudur.
Hoodia Gordonii ne yapar ?
Hoodia birkaç miligram aldiktan sonra bile açliginizi kisa sürede kesilmesine yardımcı olur,
Hoodia iştahinızı kontrol altına almanıza yardımcı olur,
Hoodia size enerji vererek kendinizi harika hissetmenizi sağlamaya yardımcı olur,
Hoodia asiri yememenize ve bu sayede kilo kaybetmenizi yardımcı olur,

Hoodia Gordonii nasil etkili olur ?
Bilim adamlari ; hoodia'nin istah kesebilme etkisinin sebebinin P 57 molekülü olduguna inanmaktadirlar.Normalde yemek yediginizde bünyenizdeki glikoz miktari artar ve beyninize (Hipotalamus a) tok oldugunuzun sinyalini gönderir. Hoodia'nin içindeki P57 moleküllerinin glikozu taklit ederek Hipotalamusa tokluk hissi gönderdigi bilinmektedir. Sonuç olarak yeni bir yeme istegi hissetmemenize yardımcı olur.

Hoodia Gordonii güvenli midir?
Hoodia, insan yapimi bir kimyasal degil de dogal bir bitki oldugundan güvneli olduğu bilinmektedir ve uzmanlar güvenli oldugu konusunda birlesmektedirler. Bilim adamlari 10 yildir Hoodia bitkisi üzerine çalismalar yapmaktadirlar ancak hiçbir yan etkisine rastlamamışlardır. Yillardir Hoodia bitkisini gida olarak tüketmekte olan Güney Afrika kabilelerinde Hoodia ya bagli bir hastaliga rastlanmamistir.

Hoodia Gordonii tabletleri nasıl çalışır?
1- Hoodia Gordonii bitkisi beyne tokluk hissi gönderen ve yeterince yemek yediginize beyninizi inandiran bir aktif madde içeridiği bilinmektedir. Bütün yapmaniz gereken sabah kahvaltidan aksam yemekten 30 dakika önce 1 tableti almaktir sabah 1 adet aksam 1 adet olmak üzere günde 2 adet kullanabilirsiniz. 1 kutuda 60 adet vardir 1 kutu 1 aylik tir. Herkesin bünyesinin farkli oldugu göz önünde tutularak 14 gün içinde olumlu etkilerini görmeye başlayabilirsiniz. 2- Hoodia Gordonii tabletleri ile ne kadar hizli kilo kaybederim? Ingiltere Leicester'da yapilan arastirmalar göstermistir ki Hoodia Gordonii tabletleri alan kisilerin günlük kalori ihtiyacinda 1000 kaloriye varan azalma meydana gelmektedir. Bu da haftada yaklasik 2 kilo verebileceğiniz anlamına gelmektedir.
Hoodia Hakkında Hoodia İçeriği Hoodia Etkileri Hoodia Yan Etkileri Basında HoodiaCopyright (c) 2007 HoodiaHap İletişim


an azalma meydana gelmektedir. Bu da haftada yaklasik 2 kilo verebileceğiniz anlamına gelmektedir.
Hoodia Hakkında Hoodia İçeriği Hoodia Etkileri Hoodia Yan Etkileri Basında HoodiaCopyright (c) 2007 HoodiaHap İletişim

AKP İstanbul binasında olaylı eylem



AK Parti İl binasına kendilerini zincirleyen TEKEL çalışanları sloganlarla hükümeti protesto etti. 40 kişilik bir grup binaya yönelince polis müdahale etti...
09 Ocak 2008 13:54
Yazı boyutunu büyütmek için
#haberImage {
float: right;
margin: 0 0 4px 8px;
}
#haberImage img {
border: solid 1px #900;
width: 272px;
height: 204px;
}
#nealsak {
border: solid 1px #990;
width: 272px;
height: 204px;
background: url(http://image.haber7.com/ads/nealsak/market-bg.jpg) no-repeat;
cursor: pointer;
}

#bannerCorp {
width: 272px;
height:260px;
border: solid 1px #909;
text-align: center;
padding: 10px 0 0 0;
}

Tek Gıda İş Sendikası'na bağlı yaklaşık 60 TEKEL çalışanı, AK Parti İstanbul İl binası önünde zincirli eylem yaptı. Gruptan 20 eylemci kendisini binaya zincirlerken 40 kişide binaya yürümek istedi. Polis, gruba müdahale etti.
Özelleştirmeleri protesto eden Tek Gıda İş Sendikası'na bağlı TEKEL çalışanları, kendilerini AK Parti İl binasına zincirledi. Sabah saat 11:00 sıralarında iki otobüsle Şişli Piyalepaşa Caddesi'ne gelen gruptan 20 kişi kendilerini il binasına zincirledi. "İş, ekmek yoksa barışta yok, Tekel'i satanı biz de satarız, TEKEL'e uzanan eller kırılsın" şeklinde slogan atan 40 kişilik grup ise il binasına yürümek isteyince çevik kuıvvet ekipleri göstericilere müdahale etti.
EYLEM SONA ERDİ
Tek Gıda İş Sendikası'na üye yaklaşık 60 kişilik TEKEL işçisinin AK Parti İstanbul İl binası önünde yaklaşık 2 saat süren eylemi sona erdi.
Polis, sabah saatlerinde bina girişindeki parmaklıklara kendilerini zincirleyen eylemcilere biber gazı sıkarak müdahale etmiş, işçiler de oturma eylemi başlatmıştı. Şişli Piyalepaşa Caddesi üzerindeki AK Parti İstanbul İl binası önünde kendilerini zincirleyen TEKEL işçilerinin yaklaşık 2 saat süren eylemi sona erdi. TEKEL'in özelleştirilmesine karşı olduklarını belirterek eylem yapma kararı alan işçilerden, kendilerini parmaklıklara zincirleyen 11 kişi yaka paça gözaltına alındı. Geriye kalan işçiler, bina karşısında bekleyemeye başladı.
Bu arada, olay yerine Türk-İş Marmara Bölge Başkanı Faruk Büyükkucak gelerek polis ekipleriyle görüştü. Büyükkucak'ın konuşmasının ardından işçiler slogan atarak dağıldı.
(Cihan)
Bu haber 2,553 defa okundu.
document.getElementById('objectContent').style.fontSize = '14px';
E-postala
Yazdır
Kaydet
Yorum ekle
Tavsiye et

-->

çok önemsiz
çok önemli
Sondakika Haberleri

8 Ocak 2008 Salı

Bush-Gül zirvesinde ne konuştular




Washington ziyaretinde Başkan Bush ile görüşmesinden sonra ABD temaslarını değerlendiren Cumhurbaşkanı Gül, medyaya ziyareti ile ilgili şu açıklamaları yaptı:
08 Ocak 2008 21:15




ABD Başkanı George W. Bush ile görüşmesi hakkında basın mensuplarına bilgi veren Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, toplantıda iki ülke ilişkilerinin öneminin bir kez daha vurgulandığının altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Gül, ABD Başkanı Bush ile görüşmesinin ardından Willard Intercontinental Otel'de düzenlediği toplantıda, görüşmede ele alınan konularla ilgili basın mensuplarına bilgi verdi. Gül, "Bu ziyaretin amacı, iki ülke arasındaki ilişkilerin pekiştirilmesi ve önümüzdeki yıllara taşınmasıdır. ABD-Türkiye ilişkileri, herhangi iki ülke karşılıklı ilişkilerinin ötesindedir. Bölgesel ve küresel anlamda önemli bir müttefiklik. Bu çerçeve içersinde birçok konuda ortak çalışmamız var. Afganistan'dan Irak'a, terörle mücadeleden enerji konularına ortak amaçlar ve vizyon var ve bu çerçevede çok sıkı bir işbirliği var. Ortak değerlerimiz demokrasi, insan hakları ve serbest piyasa ekonomisinin güçlendirilmesi. Görüşmemizde iki ülke arasındaki stratejik işbirliğini teyit ettik. Terörle mücadelede işbirliğinin devam edeceğini ve PKK'ya karşı ortak çalışmanın sonuna kadar devam edeceğini ifade ettik" dedi.
Başta Irak olmak üzere Ortadoğu'daki gelişmelerin de ele alındığını ifade eden Gül, "Irak'ın birliğinin, istikrarının korunmasını istiyoruz. Orada güvenlik, istikrar ve huzur bozulursa, komşu ülke olarak öncelikle bizi etkiler. Irak'ın güneyi de kuzeyi de bizim için bir ve önemli. Irak'ın güvenliği ve istikrarı için beraber çalışmaya devam edeceğiz.
Bu süreçte çıkabilecek potansiyel sıkıntıları ve çözüm yollarını değerlendirdik. Bildiğiniz gibi Sayın Bush yakında Ortadoğu ziyaretine çıkıyor. Bizim tecrübelerimizi aktarma imkanı bulduk. Türkiye olarak yaptıklarımızı ve bundan sonra yapacağımız katkıları anlattım. Öte yandan Afganistan da gündemimize geldi. Bildiğiniz gibi Afganistan'da bin 250 civarında askerimiz var. Bu ülkede ekonomik ve sosyal faaliyetlerimiz var. Afganistan-Pakistan ilişkileri çok önemli. Pakistan'daki gelişmeler Afganistan'ı çok yakından ilgilendiriyor.
Bush, bölgeye yaptığım son ziyaretim hakkında bilgi istedi. Ben de ona ziyaretimle ilgili görüşlerimi aktarma fırsatı buldum" diye konuştu. Enerji güvenliği gibi konularda da fikir alışverişinde bulunduklarını belirten Gül, enerji güvenliği konusunda Türkiye'nin önemini ifade ettiğini kaydetti.
Türkiye'deki demokratik reformların dikkatle takip edildiğine şahit olduklarını kaydeden Gül, "Türkiye'deki demokrasinin derinleşmesi sadece etrafımızdan takip edilmiyor. Dünyanın uzak yerlerinden de takip ediliyor. Başkan Bush, reform sürecinin herkes tarafından takip edildiğini ifade etti. Bu bizim için onurdur. Halkımızın en üst düzey demokrasiden faydalanması isteğimizdir" dedi.
Kosova'daki son gelişmeleri de değerlendirdiklerini belirten Gül, Balkanlar'daki Türk-ABD ilişkilerinin geçmişte de önemli olduğunu vurguladı. Karşılıklı olarak ekonomik ilişkilerin gelişmesini arzuladıklarını konuştuklarını ifade eden Gül, "Gayet iyi bir görüşme oldu ve buradan ümitli ayrılıyorum.
En önemli hedefimiz, müttefik ilişkimizi teyit etmek ve bunu önümüzdeki yıllara taşımak, ayrıca işbirliğini geliştirmekti. Bu konuda aynı anlayışta olduğumuzu görmekten memnunuz. Terörle mücadelede kararlılığımızı da bir kez daha dile getirmiş olduk" şeklinde konuştu.AA
Bu haber 3,524 defa okundu.

6 Ocak 2008 Pazar

Baykal'a göre PKK'nın yeni zihniyeti



Hain saldırı ile sarsılan Diyarbakır'a giden CHP lideri Baykal, terör örgütünün yeni bir zihniyet içine girdiğini, bu zihniyetin altında acımasızlık ve umutsuzluk olduğunu söyledi.
06 Ocak 2008 15:



CHP lideri, Diyarbakır halkının teröre karşı bir bıkkınlık içine girdiğini belirtti. Baykal partisinin Diyarbakır İl Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, büyük bir üzüntü ve infial içinde olduklarını söyledi. Baykal'a göre, terör örgütü yeni bir zihniyet içine girdi. "Terörle bir yere varmak mümkün değil" diyen Baykal, herkesin, eşitlik anlayışı içinde barış ve kardeşlik duygularıyla bir arada yaşaması gerektiğini belirtti. CHP Genel Başkanı Baykal, Diyarbakır'daki patlamada yaralanan askeri personeli de hastanede ziyaret etti. Diyarbakır'daki patlamada yaralanan askeri personelle ilgili olarak Tabip Albay Ahmet Erdil'den bilgi alan Baykal, yaralılardan Binbaşı Ayhan Yamaç, Yüzbaşı Özay Murat Aydoğdu ve servis şoförü Cahit Kara ile bir süre sohbet etti. Olayın meydana geldiği yerden her gün aynı saatte geçip geçmediklerini ve olay anını soran Baykal'a servis şoförü Kara "Her gün oradan geçiyorduk. Güzergahta hızlı hareket ettiğimiz için başka yerde yapamazlardı. Bize saldıracaklarını biliyorduk ama çocukların yoğun olduğu o yerde bunu beklemiyorduk. Patlamadan sonra camdan atladım ve arkadaşları zamanında tahliye ettik" diye yanıt verdi. Baykal, daha sonra, Diyarbakır Valisi Hüseyin Avni Mutlu'yu makamında ziyaret ederek, basına kapalı görüştü. CNN Türk

DP adayları birer birer çekiliyor

Selim Sırrı Tarcan Spor Salonu'nda devam eden DP 4. olağanüstü büyük kongresinde Nevval Sevindi'nin ardından,



adaylar arasında bulunan Aytun Çıray da çekildi.




Aytun Çıray, "Demokrasiye inandığım için çekiliyorum." dedi..
DP’nin Selim Sırrı Tarcan Spor Salonu’nda devam eden 4. olağanüstü büyük kongresinde Nevval Sevindi’nin ardından, adaylar arasında bulunan Aytun Çıray da çekildi. Çıray, “Kimse adına çekilmiyorum, demokrasiye inandığım için çekiliyorum. Küçük pazarlıkların siyasetçisi değilim” dedi. DP’nin 4. olağanüstü kongresinde Sevindi’nin ardından kürsüye gelen genel başkan adaylarından Aytun Çıray, parti yönetimini sert bir dille eleştirdi. Emanetçi tartışmalarını “burada dublör oyunu oynanıyor” sözleriyle değerlendiren Çıray, “Eskiden bizim kongremiz demokrasi şöleni olurdu, düğün olurdu. Muhalefeti eleştirir, iktidar çözümü söylerdi. Konuşmamız gereken bayraktı, vatandı, fakirdi, fukaraydı, şehitti. Ben bu kongrede hüzünlüyüm. Koskoca Demokrat Parti'nin büyük kongresi basında emanetçiler tartışmasına dönüşmüştür. Ben bu tablo karşısında şikayetçiyim” diye konuştu. Çıray konuşmasının sonunda adaylıktan çekildiğini belirterek “Kimse adına çekilmiyorum, demokrasiye inandığım için çekiliyorum. Küçük pazarlıkların siyasetçisi değilim” dedi.
NEVVAL SEVİNDİ ADAYLIKTAN ÇEKİLDİ
DP Genel Başkan adaylarından Nevval Sevindi adaylıktan çekildi, Sevindi Süleyman Soylu'yu destekleyecek.
DP'nin Selim Sırrı Tarcan Spor Salonu'ndaki 4'üncü Olağanüstü Büyük Kongresi devam ediyor. Kongrede adayların konuşmalarına geçilirken, ilk konuşmayı gazeteci yazar Nevval Sevindi yaptı. Sevindi, adaylıktan çekildiğini ve Soylu'yu destekleyeceğini açıkladı. Kongre'nin en güçlü adaylarından Soylu ve Erhan ise kongre salonunda delege ve partilleri birlikte selamlayarak birlik mesajı verdi.
-MERKEZ SAĞIN GERÇEK ADRESİ DP -
Demokrat Parti kongresinde adaylar arasında ilk konuşmayı Gazeteci Nevval Sevindi yaptı. Konuşmasında Türkiye’nin ateşten bir gömlek giydiğini söyleyen Sevindi, AKP’nin merkez sağın adresi olamayacağını belirtti ve merkez sağın gerçek adresinin DP olduğunu söyledi. Merkez sağın arsasının DP’ye ait olduğunu ifade eden Sevindi, “AKP merkez sağ değil, merkez sağın arsası biziz, üzerine gecekondu da kursalar o arsanın sahibi biziz” diye konuştu. Sevindi, merkez sağın yetiştirdiği en iyi kadroların kadirşinas bilmeyen yöneticiler tarafından yitirildiğini söylerken birlik ve uzlaşma çağrısı yaptı. Kendisinin, modern, Müslüman bir Türk kadını olduğunu belirten Sevindi, Türkiye’nin modernleşme çizgisinin DP ile paralel yürüdüğünü ifade etti. "Büyük Türkiye mirası"nın DP mirası olduğunu belirten Sevindi, “Bu miras için yeniden uyanma, silkinme zamanıdır” dedi. Sevindi,konuşmasının sonunda Süleyman Soylu lehine adaylıktan çekildiğini ve Soylu'yu destekleyeceğini açıkladı.
-SOYLU VE ERHAN'DAN BİRLİK MESAJI-
Kongre salonuna, genel başkan adaylarından ilk olarak Çağrı Erhan geldi. Eşi birlikte gelen Erhan, yoğun alkış aldı. Kongrenin bir başka güçlü adayı Süleyman Soylu ise salona 12.20'de giriş yaptı. Soylu da delege ve partilerin yoğun alkışları arasında salona girdi. Soylu ve Erhan partili ve delegeleri birlikte selamlayarak birlik mesajı verdi. DP 4. olağanüstü kongresi, adaylardan Aytun Çıray'ın konuşması ile devam ediyor.ANKA
Bu haber 5,172 defa okundu.

Yeni yağışlı hava dalgası - Haritalı


Yurdun kuzeydoğusunda yağışlar, bugün etkisini kaybediyor. Türkiye yarın Balkanlar üzerinden gelecek yeni yağışlı havanın etkisine girecek. Bölge bölge 5 günlük hava raporu:




Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre, halen kuzeydoğu bölgelerde devam eden yağışlar, bu akşam etkisini kaybedecek ancak Türkiye yarın Balkanlar üzerinden gelecek yeni bir yağışlı havanın etkisine girecek. Kuzey bölgelerde hafta ortasına kadar yağış görülecek. Hava sıcaklığı yarın iç kesimlerde 2 - 4 derece artacak, haftanın diğer günlerinde önemli bir değişiklik olmayacak. Marmara ve Kuzey Ege ile İç Anadolu'nun kuzeybatısı ve Batı Karadeniz'de yarın yağış bekleniyor. Yağışların Trakya, Batı Karadeniz'in iç kesimleri, İç Anadolu'nun kuzeybatısı, Kuzey Ege'nin iç kesimleri ile Marmara'nın güneydoğusunda kar, diğer yerlerde yağmur ve karla karışık yağmur şeklinde olacağı tahmin ediliyor. Yurdun iç ve doğu kesimlerinde buzlanma ve don olayının etkisini sürdürmesi bekleniyor. Yağışlar, salı günü Batı Karadeniz kıyıları, Orta ve Doğu Karadeniz ile İç Anadolu'nun doğusunda, çarşamba günü Marmara'nın doğusu, Karadeniz, İç Anadolu'nun kuzey ve doğusunda aralıklarla devam edecek. Yağışlar, hafta ortasından sonra yurdun kuzeydoğu kesimlerine doğru hareket edecek. İç ve batı bölgelerde özellikle sabah saatlerinde sis görülecek.
Yurdun iç ve doğu kesimlerinde görülecek buzlanma ve don olayı ile hafta ortasından itibaren iç ve batı bölgelerde beklenen sise karşı ilgililerin ve vatandaşların tedbirli olmaları gerekmektedir.
5 GÜNLÜK HARİTALI HAVA RAPORU İÇİN TIKLAYINIZ
BÖLGE BÖLGE DURUM
Yurdun batı ve iç kesimlerinde yağış yerini sis ve buzlanmaya bıraktı. Bugün kar yağışı yurdun sadece en doğusunda devam ediyor. Yarın ise yurdun büyük bölümünde yağış beklenmiyor.
Bugün İstanbul’da hava az bulutlu ve açık, sıcaklık biraz artıyor. Yarın ise rüzgar çok hafif eseceğinden, sabah ve gece saatlerinde yoğun sis oluşacak. Ankara’da yağış etkisini kaybetti. Yoğun sis ve buzlanma devam ediyor. İzmir’de bugün hava açık ama, sıcaklık düşük. Adana’da bugünden itibaren sıcaklık değerleri yükselecek. İstanbul 6, Ankara 1, İzmir 10, Bursa 4, Adana 11 derece.
Marmara bölgesinde yağış etkisini kaybetti. Bölge genelinde hava parçalı bulutlu, ancak sis ve buzlanma yaşamı olumsuz etkiliyor. Yarın sıcaklık 3-4 derece yükselecek, rüzgar ise çok hafif esecek. O nedenle bölgede yoğun sis bekleniyor. Bugün Edirne 3, Çanakkale 6, Kocaeli 5 derece
İç Anadolu bölgesinde bugün yağış beklenmiyor. Ancak bu iki gece kuvvetli buzlanma ve sis yaşamı zorlaştırabilir. Sürücüler dikkatli seyretmeli. Konya 1, Eskişehir 2, Sivas -3 derece
Ege bölgesinde yağışın olmayıp, havanın çok soğuması ayaz oluşturduğundan, bölgede dondurucu bir soğuk var. Bugün gökyüzü az bulutlu ve açık, ancak hava soğuk ve sisli olacak. Sıcaklık değerleri yükseliyor. Denizli ve Muğla 8, Kütahya 4 derece
Akdeniz bölgesi açık, bölgedeki tarım üreticileri tedbirli olmalı, hafif kuvvette don oluşabilir. Antalya 16 derece
Güneydoğu hızla soğuyor, bugün bölgede yağış beklenmiyor. Gaziantep 6 derece.
Doğu Anadoluda bugün kar yağışı hafifledi. Yağış Erzurum-Kars-Van arasında aralıklı olarak devam ediyor, yağışın ardından buzlanma ve don oluşuyor. Yarın bölgede hava daha da soğuyacak. Erzurum -2, Malatya 1, Van 4 derece.
Karadeniz bölgesinin batı ve iç kesimlerinde hava parçalı bulutlu. Kar yağışı yalnızca Doğu Karadeniz’de aralıklarla devam ediyor. Yağış Rize ve Artvin’de ise daha kuvvetli oluyor. Trabzon 6, Samsun 5, Bolu 3 derece.HABER 7-NTV
Bu haber 15,288 defa okundu.

25 plakalı beyaz Ford Transit alarmı

Diyarbakır'daki bombalı saldırı ardından alarma geçen polis, Bursa'da 2 ayrı raçta patlayıcı ele geçirilmesinden sonra plakası belirlenen 1 kamyonetin peşine düştü.
06 Ocak 2008 16:






Kocaeli Emniyet Müdürlüğü'nden bugün yapılan anonslarda, sahte olabileceği düşünülen Erzurum plakalı beyaz renkli ‘Ford Transit' marka kamyonetin Kocaeli sınırlarından geçebileceği, görüldüğü takdirde sadece Terörle Mücadele ekiplerinin yaklaşarak aracı ve içindekileri etkisiz hale getirmeleri istendi.
Polis yetkilileri ayrıntılı açıklama yapmamakla birlikte, bu araçta da bomba olabileceği ihbarı alındığı, üzerindeki plakanın da sahte olabileceği belirtildi. 5 ARAÇ ÇALINMIŞTI Diyarbakır'daki bombalı saldırının ardından terör örgütünün bu tip eylemlerde bulunmak üzere 5 ayrı aracı daha çaldığı kaydedilmişti. Van’da ele geçirilen aracın da çalıntı araçlardan biri olduğu öğrenilirken, 3’ü Samsun’dan çalıntı, toplam 5 minibüs için polis alarma geçirildi. Bölücü terör örgütü PKK’nın Diyarbakır’da gerçekleştirdiği bombalı saldırı sonrası istihbarat çalışmalarına ağırlık veren emniyet yetkililerinin, Kasım 2007 tarihinden beri bombalı araçları aradığı öğrenildi. Örgütün toplam olarak 12 minibüsü çaldıktan sonra A.G isimli şahıs aracılığı ile sahte plakalarla çeşitli illerde tescil ettirmeye çalıştığını ancak bunda başarılı olamadıklarını belirten emniyet yetkilileri, ardından yapılan çalışmalarda da toplam 7’sinin bulunup sahiplerine teslim edildiği ancak diğerlerine henüz ulaşılamadığı kaydedildi.
Yapılan istihbarat çalışmalarında örgütün özellikle Ankara Kızılay’da bir eylem planladığının saptandığını belirten emniyet yetkilileri, örgütün Ankara ve Van’da ele geçen bomba yüklü araçlarından elde edilen verilere göre patlayıcılardan TNT, PE, A-4, C-4, Peritonat ve el bombalarıyla hazırlanmış bir karma oluşturduğu ve bunu da uzaktan kumandanın kontrolündeki ilk ateşleyiciye montelendiğini ifade ettiler. Örgütün amacının kaos ortamı yaratarak güvenlik güçlerini zor duruma düşürmek olduğunun altını çizen yetkililer, vatandaşlardan da yardım istediler. Şüpheli hareketlerde bulunan kişiler ile şüpheli araçların polise ihbar edilmesi gerektiğini belirttiler. Çalınan araçlara yönelik 81 ilde sürekli olarak uygulama yapıldığını da kaydeden emniyet yetkilileri, Van’da ele geçen araçtan ve patlayıcı üzerinden elde edilen bilgilerin tüm istihbarat birimleriyle iletildiğini kaydettiler.Milliyet
Bu haber 3,632 defa okundu.

4 Ocak 2008 Cuma

CHP'ye de kayyum atandı



CHP İzmir İl Başkanlığına genel merkez tarafından Kemal Karataş'ın atanmasıyla başlayan sancılı süreç devam ediyor. Mahkeme, CHP'nin kalesinde üç kişilik kayyum heyeti görevlendirdi. Kayyum, 30 gün içinde olağanüstü il kongresini yapacak.
04 Ocak 2008 17:56

Onur ÇAKIR'ın haberi
2'nci Sulh Hukuk Mahkemesi Kenan Eryılmaz'ı, Güler Tunçoku ve Suat İstanbullu'yu CHP'ye kayyum olarak atadı. Muhalifler Karataş'ın parti tüzüğüne ve yasaya aykırı olarak il başkanlığına atandığını iddia ederek mahkemeye başvurmuş, mahkeme Karataş'tan önce il başkan vekilliği görevini sürdüren Zikri Dursun ve yönetiminin tekrar göreve atanması kararını vermişti. Bunun üzerine de CHP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) mahkemenin atadığı yönetimi tekrar görevden alarak Karataş'ı il başkanlığına atadı. Muhalifler bunun yasaya aykırı olduğunu öne sürerek 12'nci Sulh Hukuk Mahkemesine başvurdu ve il yönetimine kayyum atanmasını istedi. Bugün yapılan duruşmada, mahkeme muhaliflerin isteğini yerinde buldu ve üç kişilik kayyum atadı. Kuyyum heyetinde parti üyeleri Kenan Eryılmaz, Suat İstanbullu ve il Genel Meclisi Üyesi Güler Tunçoku yer alıyor. Mahkeme'nin aldığı bu karar tartışmaları da beraberinde getirdi. `GÖREVİMİN BAŞINDAYIM' CHP İzmir il Başkanı Kemal Karataş ise, görevinin başında olduğunu söyledi. Mahkemenin kayyum heyeti atadığını fakat son kararın Yargıtay tarafından verileceğini öne süren Karataş, Yargıtay'ın kararınden önce 12'nci Sulh Hukuk Mahkemesi'nin kararının uygulanamayacağını savundu. Karataş, mahkemenin kararından hemen sonra parti avukatlarının Yargıtay'a başvurduğunu belirterek, "İl başkanlığı görevim devam ediyor. Yargıtay'ın kararını hep birlikte bekleyeceğiz. Artık o arkadaşların da ile dava açacak hakları kalmadı" dedi. Mahkeme tarafından kayyum olarak atanan Suat İstanbullu ise, en geç Pazartesi gününe kadar il yönetimini devralacaklarını açıkladı.Vatan
Bu haber 2,727 defa okundu.

İskenderun'da patlama

Hatay'ın İskenderun ilçesinde bir otomobilin yanında patlama oldu. Patlama sonrası büyük panik yaşandı.
04 Ocak 2008 22:48 ö




Piri Reis Mahallesi 166. Sokak'ta Hüseyin Beşkardeş'e ait park halindeki 31 TY 141 plakalı otomobilin yanına bırakılan kutu, büyük bir gürültü ile patladı.
Araçta küçük çapta hasar meydana gelirken, ilk tespitlere göre, patlayanın ses bombası olduğu belirtildi.

Erdoğan 'Geçmiş olsun'a gidiyor



Başbakan Erdoğan, önceki gün 5 kişinin hayatını kaybettiği, 68 kişinin ise yaralandığı patlamayla ilgili incelemelerde bulunmak için bugün Diyarbakır'a gidiyor.
05 Ocak 2008 02:52





Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'tan sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da, bugün incelemelerde bulunmak için Diyarbakır'a gidiyor. AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu'nın (MKYK) dünkü toplantısından sonra açıklama yapan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Edibe Sözen, Erdoğan'ın bugün Diyarbakır'a gideceğini açıkladı. Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker ile AK Partili bazı milletvekillerinin dün sabah bölgeye gittiğini hatırlatan Sözen, bugün sabah da Başbakan Erdoğan, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün de yer alacağı geniş bir heyetin Diyarbakır'a gideceğini bildirdi. Sözen, ayrıca toplantıda Erdoğan'ın Diyarbakır'daki terör eylemini "Türkiye adına büyük bir vahşet" olarak değerlendirdiğini belirtti. Bu arada CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın da yarın Diyarbakır'a gideceği öğrenildi. Büyükanıt Diyarbakır'daydı 3 Ocak'ta kanlı bir saldırıya sahne olan Diyarbakır'a Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt dün bir ziyaret gerçekleştirmişti. Büyükanıt, "Diyarbakır'daki saldırının yalnızca silahlı kuvvetlere değil, aynı zamanda halka karşı da yapıldığını" açıklamıştı. Diyarbakır'da terör: 5 ölü, 68 yaralı Diyarbakır'da, 3 Ocak'ta, park halindeki bir otomobile konulan bomba, askeri personeli taşıyan servis aracının geçişi sırasında patlatıldı. Saldırı sonucu 4'ü öğrenci 5 kişi hayatını kaybetti, 68 kişi de yaralandı. 6'sı ağır 68 yaralı arasında askeri personel ve öğrenciler de bulunuyor. Patlama sonucu askeri servis aracı ile infilak eden aracın yanında park halinde bulunan 5 sivil araç tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi. 25 araç, 5 apartmanın caddeye bakan cephesinde bulunan daireler ve altlarında faaliyet gösteren 14 işyerinde de maddi hasar meydana geldi.
Bu haber 792 defa okundu.

İşte dehşetin fotoğrafları (Galeri)


Diyarbakır'da dün akşam meydana gelen patlamanın dehşeti sabah saatlerinde daha iyi anlaşıldı.04 Ocak 2008 14:20




Diyarbakır'ı kalbinden vuran patlamadan sonra göğe alevler yükselmişti. Diyarbakır'da dün akşam meydana gelen patlamanın dehşeti sabah saatlerinde daha iyi anlaşıldı.Diyarbakır'da patlayan amonyum nitrat karıştırılmış C-4 tipi patlayıcı ortalığı savaş alanına çevirdi. 5 sivilin hayatını kaybettiği patlamada Final Dersanesi'nden çıkan 700 öğrenci 5 dakika arayla kurtuldular. Bombalı saldırının meydana geldiği caddede incelemeler, sabaha kadar sürdü. İşte dehşetin ardından sabah çekilen kareler.. TIKLAYIN !Diyarbakır'da dün meydana gelen ve 5 kişinin ölümüyle sonuçlanan hain bombalı saldırıyla ilgili 4 kişinin yakalandığı bildirildi.Dün saat 16.50 sıralarında Yazıcıoğlu Caddesi üzerinde Devegeçidi 16. Zırhlı Tugay Komutanlığı hizmetlerinde kullanılan 21 S 0835 plakalı sayılı servis otobüsünün askeri personeli lojmanlara intikal sırasında, yol kenarında park halinde bulunan 21 AS 194 plaka sayılı kırmızı renkli 1994 model lada marka otoya yerleştirilen patlayıcının infilak etmesi neticesinde 5 kişi hayatını kaybetmişti. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Durdu Kavak tarafından yapılan yazılı açıklamada, "İlk belirlemelere göre 4 öğrenci 1 vatandaş olmak üzere Cengiz Kaya, Rıdvan Süer, Melek İpek, Ferhat Mutlu ve Eren Şahin isimli toplam 5 şahıs hayatını kaybetmiştir, aralarında askeri personel ve öğrencilerin de bulunduğu 6'sı ağır olmak üzere toplam 68 vatandaşımız çeşitli yerlerinden yaralanmış, patlamadan dolayı askeri servis aracı ile infilak eden aracın yanında park halinde bulunan 5 sivil araç tamamen yanarak kullanılamaz hale gelmiş, 25 araçta, 5 apartmanın caddeye bakan cephesinde bulunan dairelerde ve apartmanların altında faaliyet gösteren 14 iş yerinde maddi hasar meydana gelmiştir." dedi. Meydana gelen patlama olayını gerçekleştiren şahısların tespiti ve yakalanmalarına yönelik başlatılan çalışmalar neticesinde M.G., Z.K., S.K., ve B.M. isimli şahıslar yakalanarak gözaltına alındığını açıklayan Kavak, olayla ilgili olarak soruşturma ve incelemelerin çok yönlü olarak yürütüldüğünü bildirdi. Olayda yaralanan vatandaşlar ile askeri personele acil şifalar dileyen Kavak, hayatını kaybeden vatandaşlara Allah'tan rahmet yakınlarına başsağlığı diledi. DİYARBAKIR EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ OLAY YERİ İNCELEME EKİPLERİ SALDIRI MAHALLİNDE SABAHA KADAR ÇALIŞTI.Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ekipleri saldırı mahallinde sabaha kadar çalıştı. Hain saldırının dehşeti sabahın ilk ışıkları gün yüzüne çıktı. Askeri personeli taşırken havaya uçurulan servis otobüsü ile bombalama olayında kullanılan otomobil ve bombanın etkisiyle yanan diğer üç özel oto daha kapsamlı incelenmek üzüre olay yerinden kaldırıldı. Çevrede geniş güvenlik önlemleri alan polis, sabahın ilk ışıklarıyla merak edip olay yerine gelen vatandaşları bölgeye yaklaştırmadı. Basın mensuplarının yakından görüntü almasına izin verilmezken saldırı çevresine iki güvenlik şeridi daha çekildi.Arka yüzü saldırının olduğu bölgeye 150 metre uzaklıkta bulunan Diyarbakır Galeria İş Merkezi'nin saldırıda gördüğü hasar da sabah daha iyi anlaşıldı. İş merkezinin dördüncü katına kadar olan bütün camlarının kırıldığı görüldü. Ayrıca saldırının tam gerçekleştiği Final Dershanesi ve yakınındaki bütün işyerlerinin birinci katları tahrip olmuş durumda. Prof. Selahattin Yazıcı Caddesi'nin her iki tarafını kapatan polis, askeri personelin bulunduğu Levent Lojmanları karşısında yolu trafiğe kapattı. Asker Hastanesi, Diyarbakır Devlet Hastanesi ve askeri lojmanların bulunduğu saldırı bölgesinde askerler de çevrede güvenlik önlemi alıyor. Bu arada patlamanın hemen ardından ikinci bomba ihtimaline karşı civardaki bütün mesken ve işyerlerinin elektrikleri kesildi. Galeria İş Merkezi'nin boşaltılması nedeniyle büroları burada bulunun Diyarbakır'ın iki yerel televizyonu yayın yapamadı. POLİSE SINIRSIZ ARAMA İZNİ VERİLDİDiyarbakır'da meydana gelen şiddetli patlamanın ardından Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı, polise 'sınırsız arama' izni verdi. Cumhuriyet savcılığının 20 ocak tarihine kadar ev, işyeri ve araçları araması için emniyete izin verdiği öğrenildi. Polis, arama izni kapsamında istediği evi, kişileri, araçları ve toplu mekanları istediği zaman girip arayabilecek. Diyarbakır'da en son geçen yıl 10 kişinin ölümü 15 kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan olay sonrası polise 3 gün arama izni verilmişti.ARAÇLAR OLAY YERİNDEN KALDIRILDIDiyarbakır'da dün meydana gelen patlama sonrasında hasar gören araçlar olay yerinden kaldırıldı.Diyarbakır'da dün akşam Yenişehir beldesi Mimar Sinan Caddesi'nde askeri personeli taşıyan sivil servis aracına yönelik düzenlenen saldırıda hDiyarbakır'ı kalbinden vuran patlamadan sonra göğe alevler yükselmişti. Diyarbakır'da dün akşam meydana gelen patlamanın dehşeti sabah saatlerinde daha iyi anlaşıldı.Diyarbakır'da patlayan amonyum nitrat karıştırılmış C-4 tipi patlayıcı ortalığı savaş alanına çevirdi. 5 sivilin hayatını kaybettiği patlamada Final Dersanesi'nden çıkan 700 öğrenci 5 dakika arayla kurtuldular. Bombalı saldırının meydana geldiği caddede incelemeler, sabaha kadar sürdü. İşte dehşetin ardından sabah çekilen kareler.. TIKLAYIN !Diyarbakır'da dün meydana gelen ve 5 kişinin ölümüyle sonuçlanan hain bombalı saldırıyla ilgili 4 kişinin yakalandığı bildirildi.Dün saat 16.50 sıralarında Yazıcıoğlu Caddesi üzerinde Devegeçidi 16. Zırhlı Tugay Komutanlığı hizmetlerinde kullanılan 21 S 0835 plakalı sayılı servis otobüsünün askeri personeli lojmanlara intikal sırasında, yol kenarında park halinde bulunan 21 AS 194 plaka sayılı kırmızı renkli 1994 model lada marka otoya yerleştirilen patlayıcının infilak etmesi neticesinde 5 kişi hayatını kaybetmişti. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Durdu Kavak tarafından yapılan yazılı açıklamada, "İlk belirlemelere göre 4 öğrenci 1 vatandaş olmak üzere Cengiz Kaya, Rıdvan Süer, Melek İpek, Ferhat Mutlu ve Eren Şahin isimli toplam 5 şahıs hayatını kaybetmiştir, aralarında askeri personel ve öğrencilerin de bulunduğu 6'sı ağır olmak üzere toplam 68 vatandaşımız çeşitli yerlerinden yaralanmış, patlamadan dolayı askeri servis aracı ile infilak eden aracın yanında park halinde bulunan 5 sivil araç tamamen yanarak kullanılamaz hale gelmiş, 25 araçta, 5 apartmanın caddeye bakan cephesinde bulunan dairelerde ve apartmanların altında faaliyet gösteren 14 iş yerinde maddi hasar meydana gelmiştir." dedi. Meydana gelen patlama olayını gerçekleştiren şahısların tespiti ve yakalanmalarına yönelik başlatılan çalışmalar neticesinde M.G., Z.K., S.K., ve B.M. isimli şahıslar yakalanarak gözaltına alındığını açıklayan Kavak, olayla ilgili olarak soruşturma ve incelemelerin çok yönlü olarak yürütüldüğünü bildirdi. Olayda yaralanan vatandaşlar ile askeri personele acil şifalar dileyen Kavak, hayatını kaybeden vatandaşlara Allah'tan rahmet yakınlarına başsağlığı diledi. DİYARBAKIR EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ OLAY YERİ İNCELEME EKİPLERİ SALDIRI MAHALLİNDE SABAHA KADAR ÇALIŞTI.Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ekipleri saldırı mahallinde sabaha kadar çalıştı. Hain saldırının dehşeti sabahın ilk ışıkları gün yüzüne çıktı. Askeri personeli taşırken havaya uçurulan servis otobüsü ile bombalama olayında kullanılan otomobil ve bombanın etkisiyle yanan diğer üç özel oto daha kapsamlı incelenmek üzüre olay yerinden kaldırıldı. Çevrede geniş güvenlik önlemleri alan polis, sabahın ilk ışıklarıyla merak edip olay yerine gelen vatandaşları bölgeye yaklaştırmadı. Basın mensuplarının yakından görüntü almasına izin verilmezken saldırı çevresine iki güvenlik şeridi daha çekildi.Arka yüzü saldırının olduğu bölgeye 150 metre uzaklıkta bulunan Diyarbakır Galeria İş Merkezi'nin saldırıda gördüğü hasar da sabah daha iyi anlaşıldı. İş merkezinin dördüncü katına kadar olan bütün camlarının kırıldığı görüldü. Ayrıca saldırının tam gerçekleştiği Final Dershanesi ve yakınındaki bütün işyerlerinin birinci katları tahrip olmuş durumda. Prof. Selahattin Yazıcı Caddesi'nin her iki tarafını kapatan polis, askeri personelin bulunduğu Levent Lojmanları karşısında yolu trafiğe kapattı. Asker Hastanesi, Diyarbakır Devlet Hastanesi ve askeri lojmanların bulunduğu saldırı bölgesinde askerler de çevrede güvenlik önlemi alıyor. Bu arada patlamanın hemen ardından ikinci bomba ihtimaline karşı civardaki bütün mesken ve işyerlerinin elektrikleri kesildi. Galeria İş Merkezi'nin boşaltılması nedeniyle büroları burada bulunun Diyarbakır'ın iki yerel televizyonu yayın yapamadı. POLİSE SINIRSIZ ARAMA İZNİ VERİLDİDiyarbakır'da meydana gelen şiddetli patlamanın ardından Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı, polise 'sınırsız arama' izni verdi. Cumhuriyet savcılığının 20 ocak tarihine kadar ev, işyeri ve araçları araması için emniyete izin verdiği öğrenildi. Polis, arama izni kapsamında istediği evi, kişileri, araçları ve toplu mekanları istediği zaman girip arayabilecek. Diyarbakır'da en son geçen yıl 10 kişinin ölümü 15 kişinin de yaralanmasıyla sonuçlanan olay sonrası polise 3 gün arama izni verilmişti.ARAÇLAR OLAY YERİNDEN KALDIRILDIDiyarbakır'da dün meydana gelen patlama sonrasında hasar gören araçlar olay yerinden kaldırıldı.Diyarbakır'da dün akşam Yenişehir beldesi Mimar Sinan Caddesi'nde askeri personeli taşıyan sivil servis aracına yönelik düzenlenen saldırıda hasar gören 6 araç olay yerinden kaldırıldı.Polis ekiplerinin bölgedeki incelemesi sürerken, güvenlik şeridiyle kordon altına alınan bölgeye kimsenin girmesine izin verilmiyor. (Kaynak :Haber3.com ve Ajanslar)
* * *Diyarbakır sabahında olay yerinden görüntülerasar gören 6 araç olay yerinden kaldırıldı.Polis ekiplerinin bölgedeki incelemesi sürerken, güvenlik şeridiyle kordon altına alınan bölgeye kimsenin girmesine izin verilmiyor. (Kaynak :Haber3.com ve Ajanslar)
* * *Diyarbakır sabahında olay yerinden görüntüler